Tecavüzü Kanıksamak

Arzu KÖK

Tecavüzü Kanıksamak

ecavüzü Kanıksamak

Gün geçmiyor ki kadına yönelik şiddet, kadın cinayeti, vahşi bir tecavüz haberiyle sarsılmadığımız. Yalnız kadına mı? Artık çocuklara da tecavüze başladılar. Üstelik sayıları günbegün artmakta. Ve yalnız kız çocuklarına da değil artık, erkek çocuklarına da tecavüz edilir oldu. Ürkütücü olan ise toplumun şiddet ve tecavüz olaylarına karşı artık duyarlılığını yitirmiş olması. Ancak vahşet, canilik, vs. olduğu zaman sesler yükseliyor ve yine maalesef kısa süre içinde unutulup gidiyor. 

 İç güvenlik paketiyle sapan taşıyanın, bilye taşıyanın, maske takanın gözünün yaşına bakmayan devletimizden kadınlara ve çocuklara karşı işlenen suçlar konusunda da bir adım atmasını beklemek en büyük hakkımız. Ama hak aramak da bir suç olmuş...

Bu arada sosyal medyada bir futbolcunun attığı gol için; "adam gol atmadı resmen tecavüz etti abi!" gibi yorumlar yazılabiliyor. Tecavüz normalleştirilecek bir konu değil, mizah konusu yapılacak bir olgu değil. Siz belki kendinizi şaka yapıyorum diye avutabilirsiniz ancak tecavüzün günlük dile böyle girmesi bazı yarım akıllıların beyninde onu normalleştiriyor ve günlük hayatın bir parçası haline getiriyor. Sosyal medyada kızılan biri için, "biri şunu s.ksin", "biri şuna tecavüz etsin", "biri bunu s.kip ortada bırakmış" tarzındaki güya eleştirel yorumlar yapılıyor. Arkadaşlar "Tecavüz bir şiddet biçimidir ve hiçbir şey bunu değiştirmez!!" diyerek haykırmak geliyor içimden her seferinde.  Tecavüz insanın bedenine değil, cinsel hak ve özgürlüğüne, doğrudan kişilik hak ve özgürlüğüne bir saldırıdır; unutmayalım.  

Tüm bunlar aslında bize bir gerçeği gösteriyor adeta: Yeni bir toplum inşası içindeyiz. Görüne o ki, bu yeni toplum; bizim mevcut bakış açımızla tecavüzü meşru gören bir toplum olacak.

En son toplumsal inşa sürecini daha çok yakın bir tarihte yaşamıştık. Ülkemiz köklü bir toplumsal inşa sürecine girmiş, takkelerden şapkalara, eski harflerden yeni harflere, birçok değişim, reform yaşamıştı. Bu çok sancılı modernleşme süreci tarih kitaplarının sayfalarına övgü dolu şiirlerle, kahramanlık destanlarıyla yansımıştı doğal olarak. 

Bugün görüyoruz ki, yeniden bir toplumsal inşa süreci içindeyiz. Şimdilerde, içinde İslamiyet’i barındırmayan modernlik lanetlenir oldu. Politikacılar boşuna konuşmuyor, din adamlarının elbet bir bildikleri var!.. On dört senelik süreç içinde, her geçen yıl yeniden tasarlanmış bir topluma yaklaştırıldık. Bu on dört senelik sürecin başlarında, okulların imam hatip okullarına dönüştürülmesini hayretler içinde karşıladık, sonra bir baktık ki bu durum alışıldık bir şey olmuş. Artık bu durumla baş etmek, okul çağında çocukları olan insanlara kalmış. ‘Çocuklarımızı imam hatip okullarına yazdırmak istemiyoruz, ancak çok az seçenek kaldı’ söylemleri sardı etrafımızı.

Bizler okul çağlarını atlamış kişiler olarak inşa sürecinin bir kısmından kurtulmuş olduk belki ama bir sonraki nesil bu okulların ürünü olacak. Kitaplarda, grafiklerle kadınların evde oturması gerektiğinin anlatıldığı, evlilik çağının dokuza indirildiği, tecavüzün meşru kılındığı bir dönem… Bundan kurtulmak isteyen aileler ellerinden geleni yapıyor elbet, fakat nereye kadar ve ne kadar hep birlikte göreceğiz…

Bu arada siyasetçilerden ilginç vaazlar duymaya başladık. Başlarda tepki gösterdik fakat zamanla tepki gösterenler azaldı: ‘Delidir, ne yapsa yeridir’ dedik. Şimdi gülüp geçiyoruz… Ancak içten içe biliyoruz ki, bunlar boş boş söylenmiş laflar değil. 

‘Başı açık kadın penceresiz eve benzer’ 
‘Çocuğun ne suçu var, anası kendisini öldürsün!’ 
‘Kız mıdır, kadın mıdır bilmem…’ ve daha sayamadığım birçokları. 

Her geçen gün çıta bir tık yükselerek, senelerdir nefret duyduğumuz şeylere övgüler duymaya başladık. Artan kadın cinayetleri, bunlara verilmeyen(!) cezalar, tecavüzlerin, üstelik çocuk tecavüzleri, tacizlerin suçlusunun mağdur olarak gösterilme çabası, çocuklara yapılan cinsel saldırıların örtbas edilmesi ve giderek artan bu çıta şimdi bizi başka bir yere getirdi. Diyanete bir soru soruldu geçenlerde fetva hattının internet sitesinde;  “Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısı ile olan nikahını düşürür mü?”diye.  Peki ya cevaba ne dersiniz:“Babanın şehvetle kızını öpmesi ya da ona sarılmasının nikaha etkisi yoktur. Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek şehvet duyması bir tür haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın dokuz yaşından büyük olması gerekir.”

Bu cevap birkaç gün sonra Diyanet tarafından yalanlandı. Fakat bunu da duymuş olduk. Zaten pedofili oranının yüksek olduğu bu toplumda, kimileri için yol açıldı. Bunu dile getirmek normalleşti. Toplum olarak biraz daha bilinmeyene doğru mesafe kat ettik.

İşte tüm bu yollarla bizi bu kıvama getirene kadar yoğuruyorlar. Parçalara bölüp her birimize belli görevler yüklüyorlar. Bugün bizi getirmek istedikleri kıvam, amaç edinilmiş bir yola uyum sağlamamız için. Bu yolun bizi götürdüğü rejimin ismi ne olacak bilmiyoruz. Ancak herkesin bir tahmini var sanıyorum. 

Bu ortamda kesin olan şu ki, bu rejimin ismi her ne olursa olsun, tecavüz kültürünün içselleştirildiği bir topluma dönüştüğümüz giderek. Şimdi de bu topluma ulaşan bir yol üzerindeyiz gibi. 
Şaşırıyoruz… 
Alıştırılıyoruz… 
Ve yoğruluyoruz…

13.04.2016 (Arzu KÖK)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

23 Nisan ve Çocuklar

Ne Olacak Bizim Halimiz?

Laiklik Vazgeçilir Değildir

Bu Vatan Bizim

Ne Olacak?

Üniversiteye Kelepçe

Bitmeyen Yıl

The Truman Show

Akılla İnananlara...

Atatürk’ü Anlamak…

Bitmeyen Senfoni

100. Yıl…

Corona ve Doğa

Vicdan!...

Yarın Çok Geç Olabilir!...

Corona ve Dua

Ulusal Yas

Suriye Çıkmazı

Ölmek mi Kalmak mı?

Deprem!...

Çankaya’nın Işıkları

Vicdanınız Var Mı?

2020’nin Yıldız Falı

Anadolu ve Cumhuriyet

Kaz Dağları ve Knidos

Toplumu Ayrıştırmak…

Ölmek İstemiyorum!...

Satılan, Kirletilen Cennet

Eğitim Sınıfta Kaldı…

Tohumu Ekebilecek Var mı?

Ağaç Dikme Bayramı

Çankaya Köşkü

Ankara Numune Hastanesi

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

Doğmamış İşçiler

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak…

Visionary

Kadın...Kimdi Kadın?

Elden Ayaktan Kesilmek!…

Sorun Çözmek!...

Cahillik!...

Hazırcılık!...

2018’den Mektup

Çocuk ve Şeytan!...

Hatay Cumhuriyeti Meclisi

Atatürk’ü Özlemek…

Cumhuriyet Bayramı

Türkiye İş Bankası!...

AF!...

Geçmiş Olsun!..

İMZA GÜNÜ

Havalimanı…

Savaş ve Barış Üzerine

Cumartesi Anneleri

Eğitim Sistemimiz!...

Çocukluğum ve Şimdi

Beter Olsunlar!...

Kayıp Çocuklar ve İdam!...

Cargill

Kambur Felek!...

Kıraathane!..

Karar Sizin!...

Düşman!...

Ankara Demiryolları Müzesi

Gençlerden Mesaj!...

Hakkını Aramak!...

Bekçi Murtazalar

Eğitim ve Köy Enstitüleri

Akkuyu!...

Simgeler Üzerinden Siyaset…

Korkuyorum!...

Bir heykel… Aylardır gözaltında…

Nasıl Oldu?...

Yaşamı Sevmek!…

Yerli ve Millî

Ölüyoruz!…

Çocuklar Size Ne Yaptı?

Ötekileştirmek!...

9 Yaşında!...

Tehlikeli Kitaplar!...

Bitmeyen Yıl

Müzik!...

Korku!...

Spastik Yaşamlar

Öğretmen!…

Çıkmaz Sokak

Kültür - Sanat ve AKM

Anadolu ve Cumhuriyet

Ulus’u Yıkmayın!...

Müftü Nikâhı

YOKSULLUK

Dil Giderse…

Eğitim ve Yeni Müfredat

Yıkın ODTÜ’yü!...

Çocuk İstismarına Susma!...

Kooşş Vatandaş Kooşş!...

Suç Kimde?

Sevgisiz Vicdanlar...

Matematik ve Cihat

Yozlaşan Demokrasi ve Çirkinleşen Politika

Ubuntu

Destan!...

Bizdik!...

Kimdir Yazar?

Kadınlara Özel!...

Karar Sizin!…

Satın Bu Cenneti!...

Zeytin!...

İnsan Hakları…

Bugün 19 Mayıs

Ses Verin!...

Daha Bitmedi

1 Mayıs!…

23 Nisan

Sevgili Ulusum!...

Milletin Parası…

Ulus Atatürk Anıtı

Doğa İçin Hayır...

Gençler!...

Ankara’da Adalet Var mı?

KADINLARIMIZ

Kültür-Sanat!...

Anlayacak mısınız?...

Kadınlar!...

Çok Şükür!...

MIHLI DEĞİLMİŞ!...

2016’ten Mektup

Düşünüyorum da…

Yangın Ülkesinin Yanan Çocukları…

Atatürk’ü Anlamak…

Basın Özgürlüğü…

CUMHURİYET

Şehitlik Siyaseti

Anne- Babaya Açık Mektup

Demokrasi Gelecekmiş!...

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlık

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Eğitim Onurumuz Köy Enstitüleri

Ders alacak mıyız

Dikkat!...

Çağdaş Kölelik

Nereye?

ELEKTRİK ÜZERİNE

MADEN, GREV, AÇLIK…

A.Ü. Ziraat Fakültesi Müzesi

Şaşırmak...

AN-KARA

Cadı Avına Son!..

ANAYASA

Oku...

Bülbülü Öldürmek!..

GÜLMEK YAŞAMAKSA!..

2015'ten Mektup

Bir Çocuk ve Atatürk

Timsah Gözyaşları

KORKMA

Sözcükler

BATAN GEMİ VE BİREYLER

Çaresizliğin Resmi Yapılabilir mi?

Barış

Yabancıların Mülk Edinmesi

AYDIN OLMAK

MADIMAK YANIYOR...

YAŞAM VE MÜCADELE

Babam

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor

Gençler Neden Mutsuz Acaba?

GENÇLERİ ELEŞTİRMEK

GENÇLERDEN MESAJ VAR

ANNEM'E

Gelecek Önünde Ayağa Kalkmak...

Özgürlüğümüzü istiyoruz!..

YA SEV YA TERK ET Mİ?

ÇANAKKALE ZAFERİ

Özgürlüğümüzü İstiyoruz!..

Müsait Cinayetler