Seçilmiş Yoksulluk

Murad DEMİRKOL

Seçilmiş Yoksulluk

 

Her seçim sürecinde olduğu gibi, önümüzdeki seçim sürecine de hızlı adımlarla, bol adaylarla, uçuk vaatlerle ve ne yazık ki unutkan zihinlerle gireceğiz…

Sanırım bu yaşananlar, toplum için bir umuttan çok, bir futbol müsabakasının heyecanına benziyor daha ziyade… Ucunda biriken bir akıl tutulması da elbette…

Ekranları kaplayan koca koca grafikler, sözde uzmanlar, kamuoyu yoklamaları, gizli kapaklı ittifaklar vb…  

Her savaşın kaybedeni yoksul halktır tezi ne kadar doğruysa, her seçimin uyutulanı da aynı yoksullardır…

Yöneticiler, kendi varoluşlarına göre tanımladıkları yoksulluğu, güçlerini yitirmemek adına her dönemde gündeme taşımayı başarmıştır…  Yapıldığı söylenen her yardım, gözümüze sokulan her yaygara, her gündem gıcıklayıcı haber; yoksullukla mücadelede başarılı olunduğu, ekonomik durgunluğun aşıldığı, birçok alanda büyüme kaydedildiği gibi…

Belki sırf bu yüzden cebindeki yangını unutan yoksulların heyecanı şaşırtmamalı insanı… Zira her dönemde olduğu gibi kredi kartlarıyla veyahut banka kredileriyle borçlanıp zenginleştiğini düşünen yoksullar ordusu, yaşadığı hengâmeyi çabucak unutur ve ona pek de katkısı olmayan grafikler üzerinden çıkarımlar yaparak, ağzına çalınan bir kaşık balla avunmaya başlar…

Asıl mesele de bu zaten… Evinde aşı, ocağı olmayanların bile bu devasa televizyon ekranlarına, bu sahte uzmanlara  tav olup, yaşananları birkaç dizinin kaderiyle okumasıdır anlayacağınız…

Yoksulluk, özgürlük, laiklik, inançlar veya ortak yaşam kimin umurunda?

Sırf bu yüzden, medyanın ve iktidarların en sevdiği heyecan yoksulların yarattığı heyecandır… Telefonların kapsama alanı içerisinde ısrarla tutulan kitle… Bir tutam hayalle kaçırılıp, gündelik çilesine hapsedilen kitle… Bireyleşmeden toplumsallaşan yoksulluğun ruh hali bir bakıma… Kimin kimi kullandığında başlayan sıra dışı bir bağımlılık hali…

Çünkü bu seçim sürecinin sancılarını da her dönem olduğu gibi, bu kitlelerin zafer şarkıları yüklenecek… Söylemlerin etkisiyle, sofrasında bir türlü göremediği eti, peyniri, zeytini, sebzeyi unutan kitlelerin zafer şarkıları…

Seçime doğru sürüklenen her yeni gün, adayların yeni naralarıyla doldurulacak…

projelendirilmiş haber bombardımanı, öncelikle yoksulun sofrasındaki açlığı unutturacak…

Dirisine hürmet edilmeyen bu bireyler, mezarların taşındığı yeni zaferlerle taçlandırılacak…

Kendi öz şaşkınlığına anlam veremeyen garip bir ruh halini daha yaşayacağız muhtemelen…

Uysallıkla karışmış garip bir sabır… 

Yapılan devasa sa­ray­larla, alınan sü­per uçak­larla, gemilerle göğüs kabartıp, ülke güçleniyor diye tebessüm eden fakat ay sonunu getiremeyen emekli, memur, işçi… 

Sonrası Soma

Sonrası Ermenek…

Sonrası günden güne artan işçi ölümleri…

Kadın cinayetleri…

Av­ru­pa­‘nın en pa­ha­lı akar­ya­kı­tı­nı konuşmayacağız belki…

En pa­ha­lı elek­tri­ği­ni…

Dillere pelesenk olmuş lobi bahanelerinin yükselttiği Dolar kurunu…

Avrupa’da yaşanan krizleri gözlerimize işleyen medya, asgari ücretimizin, milli ge­li­ri­mizin onlardan daha düşük olduğunu yazmayacak yine…

Gı­da fi­yat­la­rın­da ki zam şam­pi­yo­nluğumuz kulaklarımızı zorlamışken, kimsenin gücümüzü test etmemesi gerektiği üzerine ahkâm kesilecek…

Komikleşen üc­ret zam­la­rın­dan son­ra, saman alevi hiddetlenen memurların, emek­li­lerin, iş­çi­lerin, köy­lü­lerin inişli çıkışlı yüz hatları, savaş naralarıyla dindirilecek… 

Toplum, kadına yönelik şiddetin, çocuk gelinlerin, çocuk işçilerin ve gündemi kasıp kavuran kasvetin hükümranlığından kurtulmaya çalışırken; aynı medyanın sunduğu renkli atmosferin avuçlarında sinip, bu seçimin kendi seçimi olduğunu düşünecek…

Takım tutar gibi, hınca hınç meydanları dolduran kalabalıkların çığlıkları süsleyecek ekranları… Yoksul ama her seçimin miting severleriyle süslenecek ekranlar…

Kimin kimi kullandığında asıl mesele…

Yoksulluk üzerinden, yoksullara ağalık yapıldığı modern bir yüzyılı yaşıyoruz aslında… Yoksulluk üzerinden yeni ağaların devşirileceği yeni bir gelecekle yüzleşiyoruz…

 

Murat DEMİRKOL

.

10.03.2015 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Savaşan Güç - Savaşan Yoksulluk

Bireyin Seçimi

Yığın ve Demokrasi

Güç ve Kaos

Yangın Yeri

Savaş Çılgınlığı

Seçim Tercihi

Beyaz Leblebi...

Algı ve Gerçeklik

İşgal Edilen Zihinler...

Büyük İnsanlık

Algı Yönetimi

Seçilemeyen Kurgu

Seçimin Seçilemeyen Gölgesi

İktidarsız Medya ve Savaş Tamtamları

Korku Toplumu ve Alternatifsiz Kaygı

8 Mart, Umut Ve Tahta Bacak Frida