Savaş Çılgınlığı

Murad DEMİRKOL

Savaş Çılgınlığı

 

 

Ülkede siyasi değerlendirme yapmak neredeyse imkânsız…

Daha önceleri mevcut iktidarın, son zamanlarda ise ne yaptığı anlaşılmayan bir kısım muhalefetin, birbirine göz kırpan karmaşık ruh haliyle ilgiliyiz…

Her sıkıştığında savaş naralarıyla gündemimizi işgal eden bir iktidarı geride bıraktığımızı düşünmüşken, kapı ardında yaşanan koalisyon pazarlıklarının şuursuzca katkı sunduğu yeni bir savaş durumunu yaşıyoruz…

Her gündemiyle bu ülkenin işsizliğini,

Totaliterliğini,

Gelirde adaletsizliğini,

iş güvenlikli güvensizliğini örtmekle kalmayan iktidar, mevcut boşluğu bahane edip, aklımızla oynamaya devam ediyor…

Dünyanın hemen her bölgesinde savaşın koşullarını yaratıp, yeni savaşlar devşirmek koca bir politik aymazlığa dönüşmüş, yeni yıkımlar, yeni yoksullukların kapısını aralamışken, toplum bir sürü anlaşılmaz palavrayla uyutulmanın tebessümüyle yaşıyor…

Coğrafyamız kan kusan, şiddet saçan, ölümün pervasızca kol gezdiği ve hasadına hazırlandığı bir görünüm sergilemekten bıkmadı…

Üst iktidarların şartlar yaratıp, mevzilerini insanlığın evine kazıdığı daha kaç savaş dönemi yaşanacak bilemiyoruz lakin, dezenformasyon bombaları ile beyinlerin sulandığı, pembemsi gözlüklerle dolaşan yurttaşların yaratıldığı sanal bir dönemi atlatamıyoruz bir türlü…

her iktidarın en önemli silahı unutturma…

savaş bunun en önemli ayağı

yoksa her sınavın skandallarla sonuçlandığı bir eğitim sistemi…

Tecavüzcülerin sırtının sıvazlandığı bir ruh hali

Küçük hesaplarla, herhangi bir dış politika üzerine kafa yormadan, her şey bizden sorulur çıkışlarıyla otoriter güç gösterisine dönüşen ülke…

Rayından çıkmış ben bilirim, ben yaparım, ben istersem naraları…

Toplumla yakınlaşmak yerine, toplumla nasıl didişirim havası…

Eleştiriye, itiraza, protestoya karşı öfkelenen

Meslek Odalarına, kuruluşlara, sendikalara, derneklere tahammül edilmeyen bir ülkenin bireyleri nasıl uyutulur?

Debelenen yaşantımızda, kanıksadığımız onca siyasi sözcüğün anlamlarının bilinçli tercihlerle simgeleştirildiği duraklardan geçiriliyoruz…

Savaş buna dâhil…

Yığınaklar, topçular, misliyle karşılık vermeler, hemen hepsi bu oyuna dâhil

Savaşlardan yana, çevre karşıtı, iktidarların güdümleyici politikalarının memuru gibi değişik maskelerle televizyon ekranlarını süsleyen ve sistemin kasırgalarıyla dönüştürdüğü aydın görünümlüler ve gazete tetikçilerini de sayarsak, aslında bu kirli oyuna herkes dâhil…

Savaşın yarattığı yıkımla bir taraf fakirleşip, başka bir taraf zenginleşirken, savaşın birilerinin derdine deva olacağını düşünmek nasıl bir körlükse…

Danışıklı bir savaşın getireceği özgürlüğün, kirli ve kanlı olmanın dışında hiçbir canlıya fayda sağlamayacağını bile bile susmak…

Hele söz konusu olan savaş, küresel bir danışıklığın sonucu gözümüze sokula sokula yaklaşıyorsa; bu savaşın, kirli bir barışın habercisi olduğunu görmeyen herkes buna dahil…

 

Murad DEMİRKOL

 

 

6.07.2015 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Savaşan Güç - Savaşan Yoksulluk

Bireyin Seçimi

Yığın ve Demokrasi

Güç ve Kaos

Yangın Yeri

Seçim Tercihi

Beyaz Leblebi...

Algı ve Gerçeklik

İşgal Edilen Zihinler...

Büyük İnsanlık

Algı Yönetimi

Seçilemeyen Kurgu

Seçimin Seçilemeyen Gölgesi

İktidarsız Medya ve Savaş Tamtamları

Korku Toplumu ve Alternatifsiz Kaygı

Seçilmiş Yoksulluk

8 Mart, Umut Ve Tahta Bacak Frida