OTUZ  BEŞ CAN BURADA!

OTUZ BEŞ CAN BURADA!


Sivas katliamı, yirmi birinci yıldönümünde de  tüm yurtta, demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla bir kez daha lanetlendi.

Biz de Balıkesir Burhaniye’deydik.

Yirmi bir yıl önce, Sivas’ta, Madimak Otelinin önünde, kana susamış yobaz, faşist ruhlar, ateşin gazabından duyduğu hazla ve tekbir sesleriyle çoşuyor, alev  ve kapkaranlık kusuyordu insanlığın üstüne.

Askeri, polisi, devlet erkânı seyirdeydi. 

Böyle bir toplu cinayete, böylesine seyirci kalınarak toplumun tepkisini sınıyorlardı adeta.

Bugün gelinen noktaya birdebire gelinmedi. Adım adım açıldı yollar.

Alevlerle kavruldu otuz  beş can.

Dumanlarla  boğuldu otuz beş can.

Askeri, polisi, devlet erkânı  ve artlarındaki kimbilir hangi güçler, sinsice yolların taşını döşüyordu.

Ölüm  utandı ölümlüğünden, ölüm semaha durdu, saz oldu, türkü oldu, şiir oldu ölüm.

Yakanlar utanmadı… Seyreden devlet erkânı utanmadı…

“Aziz Nesin tahrik  etmeseydi” diyen sünepe  aydın bozuntuları utanmadı.

Yakanları savunanlar milletvekili oldular, baş oldular, en büyük baş oldular.”  Ülkeyi ve insanlığı nasıl yok ederiz” diye uğraşıp duruyorlar.

Utancın  ve acının yakıcı, ağır yükünü taşıyanlar,  ama az, ama çok yurdun her köşesinde toplandılar bugün.

Otuz  beş canı ve Gezi olaylarında yitirdiğimiz canlarımızı tek tek andılar.

Her adın okunuşunda utancın ve acının sesi var gücüyle “Burada” diye bağırdı.

Onlar buradalar, aramızdalar. Hiç gitmediler ki…

03.07.2014



3.07.2014 (Vildan Sevil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR