Kürt sorunu...‏

Gölge Adam

Kürt sorunu...‏

12 Eylül darbesi ve darbecileri yargılanmadan, “solkırım”ın hesaplaşması yapılmadan, demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlayan 12 Eylül Anayasası değiştirilmeden, geniş toplumsal kesimlerde oluşturduğu yıkımlar giderilmeden “açılım” sürecinin sağlıklı yönetilmesi mümkün değildir
Kürt halkı, Kürt realitesi ve bu realite içinde değerlendirilmesi gereken isyanlar yeni olgular değildir. Bizlerden, babalarımızdan, dedelerimizden ve dedelerimizin dedelerinden önce de vardı Kürt isyanları. Osmanlı döneminde de, Cumhuriyet döneminde de, daha ilk yıllarından başlayarak sık aralıklarla Kürt isyanları yaşandı. 1924-1937 yılları arasında 12’si ilk dönemlerde olmak üzere toplam 24 Kürt isyanı ayaklanmalar tarihinde yer aldı…
İsyanlar hep tank, top, tüfekten oluşan bilindik yöntemlerle bastırıldı, isyancıların  kurşunlanarak ya da asılarak yok edilmeleriyle sonuçlandı. Bazen de isyancılar birbirine düşürüldü ve devlet elini kana bulamadan birbirlerini yok etmeleri sonucu huzur! sağlandı. Son isyan (Dersim isyanı) ise 1937 yılında en acımasız yöntemlerle bastırıldı, isyancılar yargılanmadan ya da göstermelik yargılamalar sonucu idama mahkûm edildi ve kurşuna dizildi. Bebekler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar gelişigüzel sıkılan kurşunların hedefi oldu; evler, tarlalar, ağıllar yakıldı, taş taş üstünde kalmadı “dört dağın içindeki Dersim’de”. Göçlere zorlandı masum insanlar; Edirne den başlayarak misak-ı milli sınırları içinde sağa sola serpiştirildiler; çocukluklarından, sevdalılarından, topraklarından sökülürcesine koparılarak, kökleri budanarak…
‘NEDENDİR’ BİLİNİR...
Tarihçilerin isyanlarla ilgili görüşleri arasında paralellik kurmak da pek kolay değil; isyanların nedenleri, devletin isyanları bastırmakta izlediği yol ile ilgili anlatımlar tarihi gerçekliklerin anlaşılmasını zorlaştırıyor, tam bir bilgi kirliliği atmosferi oluşturuyor. Çoğunlukla emperyalistlerin kışkırtmalarından, Cumhuriyet karşıtı gerici aşiretlerin cahil halkı kandırmaları sonucu gelişen şeriatçı ayaklanmalardan söz ediliyor. “Nedendir bilinmez” Kürt halkına yapılan zulümden, sayısız idamdan, zorunlu göçlerden pek söz edilmiyor…
“Nedendir bilinmez”i devlet de, Kürt halkı da, Türkiye’nin aydın insanları da çok iyi bilirler aslında. Devlet 1970’lere kadar Kürt halkının varlığını hiçbir zaman kabul etmemiş, Kürtlüğü dış mihrakların yarattığı ve “büyük Türk Devleti”ni bölmek için kullandığı niteleme olarak görmüştür. 1971 yılında GenelKurmay tarafından halka dağıtılan Beyaz Kitap’ta resmi görüş Kürt halkını yok sayma inadındadır; “kara basıldığında çıkan kart kurt sesinin dış mihraklarca yönetilen ve ülkeyi bölmek isteyen vatan hainleri tarafından kürt halkı olarak çarpıtıldığı...” Resmi görüşün oluşturduğu aymazlık, bilgisizlik, saygısızlık ve saygısızlığın doğal sonucu olarak yok sayılan bir halk olmuştur Kürt halkı…
‘YOK SAYMA’DAN ‘YOK ETME’YE
1968-1980 döneminde Kürt kökenli devrimciler sol örgütler içinde yer almışlar ve Türkiye genelinde emperyalizme ve faşizme karşı sürdürülen mücadelede çok önemli ve bir o kadar da anlamlı katkılar oluşturmuşlardır. Devrim şehitlerimiz arasında yüzlerce Kürt kökenli devrimci yer almaktadır. Amerikasever 12 Eylül darbecileri Kürt halkının devrimci mücadeleye oluşturdukları potansiyel katkıların farkında idiler ve bu farkındalığın oluşturduğu öfkeyi gözaltılarla, işkencelerle, Diyarbakır Cezaevi katliamıyla kustular Kürt halkının üstüne. Kürtçe konuşmanın konsey tarafından yasaklanması ise varlığı reddolunan bir halkın silkinişinde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Konsey hayvanların kendi dilinde konuşabilme özgürlüğüne saygı(!) duyarken, insanlara kendi dilini yasaklayabilecek kadar insanlıktan uzaklaşabilmişti. Anadilin yasaklanması gelenekselleşmiş “yok sayma” politikasının ötesinde bir şeydi, “yok et” mantığının resmi ilanıydı, Kürt halkı açısından yeni bir milat idi. “Milattan önce”, yani Osmanlıdan 1980’e gelişen isyanlarda spontan gerilimler ve patlamalar rol oynarken, isyanlar sırf bu nedenlerle kısa surelerde bastırılırken ve her isyan sonrası Kürt halkı devletin insafına kendini teslim ederken, “milattan sonra” yani 12 Eylül darbesinden sonra gelişen isyan bir turlu bastırılamadı, Kürt halkı önderlerine güvendi, önderleriyle bütünleşti, önderleri yakalansa da, tutuklansa da isyanını sürdürdü 1990’lı yıllara kadar. Faili meçhuller, gözaltı ölümleri, kaybolmalar, olum kuyuları, devlet destekli Hizbullah terörü de sindiremedi “milattan sonra” ayağa kalkmış Kürt halkını. İsyan tırmanarak, savaşa dönüşerek sürdü bugünlere dek. Devletin Kürt sorununu “yok sayma” ve “yok ederek” çözme geleneğinde bir değişiklik olmamıştı yaşanan süreçte…
Türkiye’de 30 yıldır yaşanan bir savaş var, kimine göre düşük, kimine göre orta yoğunluklu bir savaş, nasıl nitelerseniz niteleyin 30 yıldır akan kan var. Çoğu genç yaşta yaşamını yitirmiş yoksul insanlar ve yürekleri yanmış analar, evlatsız kalmış babalar, dul kalmış kadınlar, babasız kalmış çocuklar var. Kayıplar çok büyük, acılar çok derin, savaşın yoğunluğunun düşük ya da orta dereceli olmasının ne anlamı var ki? Gencecik insanlar olmuş, insan olmaları, Kürt ya da Türk olmalarından daha önemli değil mi? Her iki taraftan yaşamını yitirmiş insanların dedelerinin 1920’lerde emperyalizme karşı omuz omuza savaşmış olmaları önemli değil mi?
UMUT VE GERÇEK
Geçtiğimiz günlerde AKP “Kürt açılımını” başlattı, geniş toplumsal kesimlerde açılıma bağlı umutlar yeşerdi, barış ufukta görünür gibi oldu. Kürt halkının talepleri yasal temsilcisi DTP tarafından kamuoyuna duyuruldu, farklı kesimlerden farklı tepkiler geldi. Kamuoyu Kürt halkının varlığının kabulü yanı sıra taleplerinden de haberdar olabildi sonuçta ve bu sonuç çok anlamlıydı, “yok sayma” mantığı yerini var olanı kabullenmeye bırakıyordu. Kürt halkı “yerel yönetimler yasasında, anadilde eğitim hakkında, coğrafi alanların kürtçe isimlendirilmesinde” düzenlemeler talep etmekteydi. Bu isteklerin “yok sayılmayı” önlemeye yönelik olduğu da açıktı, ancak AKP’nin açılım ile ilgili bir planı, sonuç almak gibi bir niyeti yoktu, popülist bir çıkışla DTP’ye kayan halk desteğini geri çevirmek umuduyla yola çıkmıştı, süreci Davutoğlu’nun “stratejik derinlik”li, sıfır sorunlu dış politikalarıyla yönetebileceğini düşünmüştü. 
KARGAŞANIN ÖTESİ
Oysa “yok sayma”lı gelenekselleşmiş resmi devlet politikaları ve bu politikaların etkisi altındaki bazı partilerin, bazı sivil toplum kuruluşlarının, halk yığınlarının tepkilerini hesaba katmamıştı. Habur Sınır Kapısı’ndaki abartılı karşılamalar, İzmir’de DTP konvoyuna yapılan saldırılar, CHP ve MHP’nin milliyetçi kışkırtmaları ve sıkıştırmaları da sürece eklenince, AKP açıldığı hızla kapanmaya başladı.
DTP sorunların kritik hale geldiği her noktada ve anda yetkilerini Öcalan’a devretmeye çalıştı, yetkili olmamaya özen gösterdi. Toplumsal gerilim en üst noktalara tırmandı, devlet Öcalan’ı muhatap almıyor, DTP de yetki almıyor, halk sokaklara dökülmüş, çocuklar taş atıyorlar, biber gazı soluyorlar. Öcalan’ın hücresinin santimetrekareleri tartışılıyor, hücre konforu anlatılıyor. Kürt halkı Öcalan’ın serbest bırakılmasını istiyor, DTP ise halkın isteğini dile getiremiyor, dile getirdikleriyle başı belada zaten. 8 Aralık Salı günü Anayasa Mahkemesi’nde DTP’nin akıbeti belirlenecek, DTP’li vekiller partilerinin kapatılması halinde sine-i millete dönmekten bahsediyorlar (dilerim kapatılmaz). Kargaşa ötesi bir durum yaşanıyor…
ÇÖZÜMSÜZLÜK KAYIPLARI ARTIRIR
DTP ve AKP’nin görmezden geldikleri, ayaklarına dolanan, sıkça tökezlemelerine neden olan bir engel var. 12 Eylül darbesi ve darbecileri yargılanmadan, “solkırım”ın hesaplaşması yapılmadan, demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlayan 12 Eylül Anayasası değiştirilmeden, geniş toplumsal kesimlerde oluşturduğu yıkımlar giderilmeden “açılım” sürecinin sağlıklı yönetilmesi mümkün değildir. Aksi halde süreç aç-kapa kısırdöngüsüne dönüşecek, çözümsüzlük kahredici savaşın çok anlamlı kayıplarını artıracaktır. 
Türkiye, 70’lerde ve 80’lerde iki kere “solkırım”ın yaşandığı, 45-70 yaşlarında zengin politik deneyimli insanların olduğu, emperyalizmin, faşizmin ve işbirlikçi amerikaseverlerin iyi tanındığı bir ülkedir. Bugünün koşullarında dağınık güçler olarak politik yaşamlarımızı sürdürüyor olabiliriz. Ancak hâlâ önemsenmesi gereken bir potansiyeliz. Ben yurtsever bir devrimci olarak her iki halkın emperyalizme, faşizme ve amerikasever yönetimlere karşı birlikte mücadele etmesinden yanayım ve bu umudumu korumak istiyorum.  Böylesi bir birlikteliğin sürece emperyalistlerin müdahale edebilme yeteneğini ortadan kaldıracağına, milliyetçi tansiyonu düşürerek iç savaş riskini azaltacağına, emekçilerin yoksulluğa karşı savaşım güçlerini artıracağına inanıyorum. İnancımı sürdürmek istiyorum, dedeleri emperyalizme karşı omuz omuza savaşmış yoksul gençlerin birinin dahi ölmesini istemediğim için…

FATİH   AYDIN
faydinus@yahoo.com

pix.gif
11.12.2009 (Gölge Adam)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

FİDAN VE İSTİFA... KAPTAN Yazdı

YAŞASIN CUMHURİYET/ ARZU KÖK yazdı

Dinle Kalkınmış, Devrimle Geri Kalmış Ülke Gösteremezsiniz!

Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik Mahinur Şahbaz

SONRA YAPILACAK TEK ŞEY VAR

Babam/...Arzu Kök

Tahir Canan'dan Yediği yemeğin parası isteniyor...

23 Nisan / ARZU KÖK

ÇÖLDE OLUŞTURULAN VAHALAR / ARZU KÖK

TARİHE DÜŞEN KARA BİR LEKE...PROF.DR.LEVENT SEÇER

SAVAŞA VE SAVAŞLARA HAYIR/ Şenol Eker

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.../ Arzu Kök

TGB ve Sorumluluk...

TGB'liler Sizler Hainsiniz...

Fıkra Selah Hoca'dan Yorum Benden...

Bizim Varak Size Küçük Gelmiş Olabilir Mi?

Gaziantepspor ve İbrahim Kızıl ve de Ata Aksu..

Prensip Sahibi Yaşar Ağyüz !

98 Trilyonluk ihale...

Sizin hiçbir suçunuz yok küçük hanımlar/SUHAM ELMAS- BAHREYN

24 OCAK EKONOMİK KARARLARI -2 / Erkan Türüdü

24 OCAK EKONOMİK KARARLARI-1 / Erkan Türüdü

24 OCAK KARARLARI /Hasan Mahmut Devrez

İSHAK KONYA'YA..

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor.../ Arzu KÖK

Son pişmanlık!

İşte Yılın Fıkrası..

BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)

ERKEK EGEMEN POLİTİKALAR VE TECAVÜZ.../ Arzu KÖK

YAŞASIN CUMHURİYET / Arzu KÖK

ÇARESİZLİĞİN RESMİ YAPILABİLİR Mİ?.../ ARZU KÖK

Issız ada Lütfen okuyun.!!!!!!!!!!!!!!!‏

Kim kaleme aldıysa eline yüreğine sağlık...‏

EKİM AYINDA İDAM EDİLEN YOLDAŞLARIMIZA,

ŞİVEYDİZ/.. Ahmet AYAZ Yazdı..

BATAN GEMİ VE BİREYLER /Arzu Kök

12 EYLÜL DARBE SÜRECİNİ KISACA HATIRLASAK…/Fatih Aydın

bugün oniki eylül...‏/selah özakın

YOK EDİLMİŞ ZENGİNLİKLERİMİZ…/Fatih Aydın

"İKONCAN" lar'dan KUAFÖR' lük Stil'leri / Ali YATKIN

M. Ali DIYARBAKIRLIOGLU..Ressam... Arkadaşlarım

Kayserilinin Biri/ Ali Kıroğlu

ÇOK ÖNEMLİ OKUYUN-OKUYUN-BİR DAHA OKUYUN.......

KANDİL TOPRAKLAMA MI?

SOMALİ ÇIKARTMASI, PARDON SHOW’U../Fatih Aydın

MİHRİ Belli

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR! /Levent Turhan

MEMLEKET’DEKİ OYUN HAVALARI -AŞIRI SICAKLARDA DOST MECLİSLERİ/ ALİ YAT

SOPALI TÜRKLER KİMİN KAHRAMANI ?

DÜNYEVİLEŞ ME

Fatih Aydın / DEMOKRATİKLEŞİYOR MUYUZ?

Acil Haber

Bu Yazı Canınızı Sıkabilir

GAZİANTEP TÜRKİYENİN 6 NCI BÜYÜK ŞEHRİ DENİLİYOR,/‏Mustafa Kurtbey

Mısır Devrimi Devam Ediyor / Ergin Yıldızoğlu

Antep Erkekleri Ne İstiyor Biliyor musunuz?

BATAKLIĞIN ADI SPOR OLURSA…/ Fatih Aydın

ESNAF lardan - ARŞİV ler / Ali YATKIN

yüzde ellinin sırrı?

Siyasi mizah gazetesi: Marko Paşa - Diyar Saraçoğlu

CAN ATAKLININ YAZISI.. DORT GÜN İÇİNDE SADECE 11 KİŞİYE YOLLAYIN‏

BİLGİSAYAR TERİMLERİNİN OSMANLICA MEALLERİ...‏

İcradan yazı gelirse ne yapılmalı‏

Balıklar ve İnsanlar

BİZ MASUMUZ

Bugün Yazı Yok

SEÇİM-LER VE SONRA-LAR / Ali Yatkın

Aday Ama Hücrede/ Orhan Bursalı. Cumhuriyet Gazetesi

Hoca Kendini Helak Edecek

ELDEN ÖDEME!

Halit Çelenk’e

Yılın Fıkrası

Hangi Hastayı Ameliyat Etmek Daha Kolay ?

“TORBA” landık “ÇUVALLADIK”/Ali YATKIN

Harika Bir Yazı

ÇOCUKLUĞUMUZDA...

EKONOMİK BÜYÜME KANDIRMACASI

RÜZGAR GİBİ GEÇTİ / ALİ Yatkın

68 Kuşağının Anlatılmayan Öyküsü‏

Yetenekli Çocuk !

"DİPLOMA KUAFÖRLER'İ" / Ali Yatkın

AKARYAKITTA NASIL KAZIKLANIYORUZ?/ Mustafa Kızıklı

İLK BATILILAŞMA KAHRAMANIMIZ: II. MAHMUT/ Hasan TÜLÜCEOĞLU

"Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın!"

14 Ocak Cephesi kuruluş bildirgesi - Tunus

"PARA PARA PARA"/ Ali YATKIN

İDEAL ERKEK NASIL BİRİ

"YENİ YIL" ve "TAKVİM YAPRAKLARI" / Ali YATKIN

MİLLETİN VE DEVLETİN BEKAASI İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ /Mustafa KIZIKLI

EŞEĞİNE GÜCÜ YETMEYEN SEMERİNİ DÖVERMİŞ/Mustafa KIZIKLI

Başbakan Bunları Söylemedim Diyebiliyor Mu?/Burhan ÖZBEY

ÇOK DİLLİ SENFONİ /Hasan TÜLÜCEOĞLU

Yolsuzluk iddiaları ve “suskunluk!” /BURHAN ÖZBEY

İki dil mi? İkincisi Laz’ca, Çerkez’ce, Gürcü’ce yoksa Boşnak&

Kılıçdaroğlu ve Batum bunu bize nasıl açıklayacaklar?/BURHAN ÖZBEY

YUMURTAYI HANGİ UCUNDAN ATMALI? /Hasan TÜLÜCEOĞLU

Sosyal patlamanın ayak sesleri /BURHAN ÖZBEY

" O tokat"/ Burhan Özbey

“Utanç yılları”nın acı tablosu /BURHAN ÖZBEY

Beyaz Ayı

Sömürgen ülke yönetimlerinde "dini hassasiyet avcıları!"/ Burhan Özbey

Esaret cesaretsizlikle gelir.../BURHAN ÖZBEY

"3M rüşveti"nin soruşturması ne oldu? Takipçiyiz.../ Burhan Özbey

Papazın Papaganı!..

Tam Aziz Nesinlik....Fıkra gibi ya....!

POLAT’IN SECDESİ /Hasan TÜLÜCEOĞLU

"décapiter" ne demek?‏

TÜRBANA SERBESTLİK GELİR Mİ? /Hasan TÜLÜCEOĞLU

EĞİTİMDE DEĞİŞMEYEN-Hasan TÜLÜCEOĞLU

Kuaförler- Nişantaşlılar- Ali Yatkın

EZANIN TÜRKÇE OKUNMASININ ÖYKÜSÜ

Sezen Aksu'ya Açık Mektup

82 ANAYASASININ KALICILIĞI-Hasan TÜLÜCEOĞLU

HALA EVET DEMEK İSTEYENLER İYİ OKUYUP DÜŞÜNSÜNLER

SULTAN ABDULAZİZ’İN MENDERES BENZERLİĞİ- Hasan Tülüceoğlu

CENNETLİK

Neden Hayır? Celal Topkan- Adıyaman Eski Milletvekili

Biraz da Gülelim

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

Yandaşlar nasıl ve niçin vergi kaçırır ?

LAYIGLIG NEDİR?

AZİZ NESİN’İN DEDİĞİ DOĞRU DEĞİLSE! Hasan TÜLÜCEOĞLU

ANAYASA PAKETİ KÖŞESİZ VE DÜZ…

MUCİZE BESİNLER

Araplarda Kadını Adı!..

ASIL FAKTÖR KÜRT HALKI Hasan TÜLÜCEOĞLU

Bu Fıkrayı Yalnızca Türkler Anlar!

GEMİ’DEN EKSEN’E, İŞMAM ANAYASA MAHKEMESİNDE-Hasan TÜLÜCEOĞLU

MAĞDUR PERİNÇEK’İN HAKKINA SAHİP ÇIKMAM, MAĞRUR ERDOĞAN’I ELEŞTİRMEM

SINIF İLE ETNİSİTE: GERÇEKTEN BAĞDAŞMAZ MI?

Kanserin Ölümü( Mutlaka Okuyun)

Öyleyse Çankaya Kimin Taşeronu?

Milli Piyango !...

İnsan Olmak

İnternete Düşenler !...

O GEMİDE ASLINDA KİMLER VARDI?

AYNI TEZGAH-- AYNI EKİP--YENİ AK-TİVİSTLER:

Maillere Bakmak !

Hapı yuttun oğlum....

YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEDİKLERİ BU

*HAZIRCEVAP...*

Ölmeyen Deniz'den

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Fıkra..Superrr

KADIN KAMYON ŞÖFÖRÜ OLURSA

Siz Potomyayı bilir misiniz?

Ali Yatkın'dan Mektup Var...

Hesap Ortada

''YAKIŞIR OĞLUMUZA''

Öbür Dünyada Maliye Var mı?

Zamane Tıp Fakültesi

Ali Yatkın'dan Mektup Var

*HAZIRCEVAP...*

Ali Yatkın'dan Mektup Var...

Unutmayın ..Bu yalnızca bir Fıkra

TEMEL FBI MÜLAKATINDA !

Mümkünse Okuyun

NEOLİBERAL BELEDİYECİLİK SOYGUNCULUKTUR…

DEVLET BALONLARIMI GERİ VER

Temel ile Fadime

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Kızılderililer !

ÖĞRETMEK, SEVMEKLE BAŞLAR

RAHMET OKUMAK......

SOL ne Demek SAĞ ne Demek ?

ZEKİ KADINLARA SAYGILARIMLA……..

Banu Avar'dan Çağrı...

Ağzına sağlık Gülse Birsel...

Eğer Birgün Müdür Olursanız !

Biraz da Gülelim

Hayatın bize 45 dersi‏

Pakize Suda'ya Teşekkürler

MUTHiS BiR ZAHiDE UCAR YAZISI HEMEN OKUYUNUZ

Tüm erkeklere sevgilerimle...‏

TAYYİP ERDOĞAN’A GÜVENDİM ,O BENİM HIYARLIĞIM

TECAVÜZ

BUGÜN YAZI YOK

Önemlidir

AMERİKAN SÜT TOZU

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Hayat kurtaran teknikler

Savaş Süzal Amerika'dan Bildiriyor

Bu yazıyı yazan "yürekli" gazeteci hanımı kutluyorum..‏

antepli pambık prenses ve yeddi gudduklar süper ya çok güldüm‏

Haceli’ye acil mektup

Tayyip'in Saati !

TANRI NE MÜHENDİSİ ?

Kalıplaşmış kafalara bunu anlatmak kolay değil.

*Dünya Rakı Günü **

İşte Biz Böyle Yaparız !

Evlilik Nedir ?

Arkadaş Önemli

ALİ YATKIN DOMUZ GRİBİ HAKKINDA YAZI‏

Güler Zere'yi öldürüyorlar

Erzurumlular liyahh..‏

1 KASIM 2009 GÜNÜ SABİT TELEFONLARI SUSTURUYORUZ.

Avusturalya ya mı gitsek ne!!!!!!!!!!

Yeni Evli Çift !

Benim HAKKIMI kim yiyorsa Haram Zıkkım olsun...

ÖNEMLİ BİLGİ... LÜTFEN OKUYUNUZ

Ve kavga böyle başladı...

Biyoloji Sınavı !

İŞBİRLİKÇİLER

Markete gittiniz.

Mafya, Küresel kapitalizm ve Devlet

Günaydınnnn‏....

ONLAR YASAKLIYOR... BİZ YÜRÜYECEĞİZ...

Ne güzel cahildik(!).

Antepli ve Sigara Yasağı !...

Bildirmece

İki Resim Arasındaki Farka Yanıt !

LÜTFEN OKUYUNUZ ..... ( Çok önemli )

MİLLETVEKILLERIMIZ KPSS'YE GIRSIN

YOK BÖYLE BİR TEMEL FIKRASI ::))))‏

KEZBAN SENDEN SONRA NE OROSPULAR TÜREDİ'Kİ!!!

KÜRESEL VAMPİR

**Bir sürpriz, ister inan ister inanma***

Ata Sözlerindeki Tezatlar

Liberalizm, Kapitalizm ve Sol

BU RAKAMLARA DİKKAT!!!!

AÇILIMIN ARKASINDA NE VAR?

Kocanın Has'ı Sarhoşken Belli Olur..

S a d a k a t..... ( ! ) :-))))

ÖNEMLİ........

“Musa’lı Faizli Forex, İsa’lı Sezar Forex’i ve İslami Fa

Vahbi Koç'tan Anlamlı Bir Nasihat

En Derin Çingeneyim…

İki resim iki seçenek ( Doğu Perinçek )

Sigara Yasağı Faşizmdir

İşkencecilerin yargılandığı bir ülke istiyoruz!

Dincileşme, reklam, ticaret... hepsi bir arada

Gericilik Ergenekon'la sıvanır mı?

OHH BEEE....NE MUTLU BİZEEE

İBRET ALINACAK BİR HİKAYE, ZOR BİR SINAV

FALCI

HİTİT DUASI

Su Nasıl İçilmeli?

ERTUĞRUL ÖZKÖK'E YANIT : "BORÇLUSUN!"

Yeni 68'li

Başbakan'a Hindistan'da Ne Verdiler?

VEEE, SAKIN ÇIĞLIK ATMAYIN !

ZEYTİNİN TERİ

İşçinin Parasıyla Sömürü Nasıl Artırılır?

BELKİ OKUDUNUZ AMA BİR DAHA OKUYUNUZ..

Yav Bırak Mustafa Abi Yaa!?

Türkiye'de İnternet siteleri paralı olur mu?

Aşk Antepfıstığı mıdır?

Pezevengin asıl anlamı !

İhanet Fuarı: Gaziantep’ten Antep’e giden yol...

Fıkralar !

KENTİN SESİ - Gaziantep Yazıları

Atatürk Döneminde Torpil Nasıl Yapılır ?

Dikkatli Okumanızı Öneriyorum

Kentin Sesi- Gaziantep Yazıları

ANTEPLİ Bir Kebapçının Reklam Broşüründen Harfi Harfine Alınmıştır

YAZIK OLDU VALİLİK MAKAMINA

Ömür Dediğin

Süperrrr...

ÖPÜCÜK HESABI

Yeter ki Emret '

Kadındır Dikkat !

*SADRAZAM*

Babası Öldü

Can Yücel Efsaneleri

Soykırım yapmadık, vatan savunduk.. özür dilemiyoruz...

erkek beyni pahalı :)

ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN!....

ÜMRANİYE bOMBALARI

Nasıl Ölmek İstersiniz?

İş görüşmesi

DİLE BENDEN NE DİLERSEN !..

TÜRK CEHENNEMİ

İŞTE ERGENEKON SAVCISI

İmam ve Tanrı ...

Edison Cennete Gider mi? Ve Cansız Hoca

Bizim Temel Hacca Gitmiş !..

İçimizdeki Tehlike