Küresel güçler devletleri nasıl çökertiyor?

Erkan Arkut

Küresel güçler devletleri nasıl çökertiyor?

Emperyalizm ve sömürülen ülkeler… Parçalara ayrılıp sadece toprakları değil kimlikleri de yok edilen ülkeler bunlar. İşte bölünerek tam sekiz parçaya ayrılan Yugoslavya ve üç parçaya ayrılan Irak… Daha sırada bekleyen çok fazla ülke var. Küresel elit bu ülkeleri bölüp, iyice küçülterek gücünü kırıp daha sonra da tüm doğal kaynaklarına sahip olup gücüne güç katmak istiyor. Ortadoğu’da, Asya’da ya da Afrika’da güçlenmeye başlayan bir ülke olduğunda hemen o ülkeyi çökertme planları arka arkaya uygulanıyor. Ta ki o ülke tekrar yörüngeye girene kadar, tekrar boğazına kadar borç batağına batmış, küresel elitin kölesi olana kadar. Peki emperyalist güçler devletleri parçalamak ve çökertmek için hangi yöntemleri kullanıyorlar? Bakın Prof. Cihan Dura bu sinsi yöntemleri nasıl anlatıyor:

1) MERİT STRATEJİSİ:

Batı’nın zengin sanayileşmiş ülkeleri “uluslararası gelişme yarışı”nda kural tanımaz, belden aşağı vururlar. Neden böyle yaparlar? Çünkü az gelişmiş olan, sanayileşmeleri engellenmiş Çevre ülkelerinin büyük atılımlar yapıp kendilerine yetişmesini istemezler. Bu sinsi politikaya “Batı’nın merdiveni itme stratejisi” (Kısaca “MERİT” stratejisi) adı veriliyor ki şöyle tanımlanabilir: Sanayileşmiş bir ülke; zenginliğinin doruğuna ulaştığı zaman, başka ülkelerin kendi bulunduğu mertebeye erişmesini engellemek için, oraya tırmanmasını sağlayan merdiveni iter. O ülkelerin, kendi uygulamış olduğu gelişme politikalarını kullanmasını engeller. Nasıl? Bir takım ekonomik, siyasal ve kültürel silahlarla, o ülkelerde kendi taraflarına çektikleri kişilerle işbirliği yaparak… Eğer MERİT doğru ise, somut bir gerçekse, bugün Türkiye’de uygulanan ekonomi politikası yanlıştır. Bu politika sürdükçe, Türkiye asla sanayileşemeyecek, gelişmiş, gönençli bir ülke haline gelemeyecektir.

2) DERİN MERKEZ’İN SİLAHLARI:

Derin Merkez, MERİT stratejisini uygularken birtakım araçlara ihtiyaç duyar. Başka bir deyişle sanayileşmesi engellenmiş olan –Türkiye gibi- ülkelerin kaynaklarını sömürmek, pazarlarını ele geçirmek, Merkez ülkelere rakip olmalarını önlemek için çeşitli ekonomik ve politik silahlar kullanırlar. Bunlardan başta geleni serbest mübadele dayatmasıdır. İkincisi hedef ülkeyi borçlandırmaktır. Üçüncü silah özelleştirmedir. Sonra yabancı sermaye gelir. Bir silah da toprak sattırmaktır. Altıncı silah ise hedef ülkede azınlık sorunu yaratmaktır. Derin-Merkez (dev küresel şirket yöneticileri) bu silahları kullanırken kendini gizler, görünmez; taşeronlarını öne sürer ki bunlar ABD hükümeti, Avrupa Birliği yönetimi ile hedef ülkelerdeki işbirlikçilerdir.

3) EKONOMİK TETİKÇİLER:

Günümüzde ne yazık ki dünya gemisinin dümeni, Derin Merkez’in elindedir. Bu merkezin bütün gayreti dünya ülkelerini kendi “gizli” hedefi hizmetinde kullanmaktır. Derin Merkez’i bir ahtapota benzetirsek, kolları küresel (ulusötesi) şirketlerdir. Bu şirketlerin, hedeflerine ulaşmak için kullandığı araçlardan biri de “ekonomik tetikçiler”dir. Ekonomik tetikçiler, işlerini görürken “kirli bilim” (iktisat teori ve politikaları), sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, seks, zorbalık, cinayet, suikast gibi pratik araçlar kullanırlar. Ekonomik tetikçiler uygulama sırasında en önde bulunurlar. Başarırlarsa ne âlâ, başarısız olurlarsa, daha hain bir tetikçi türü, “çakallar” görevi devralır. Bunlar da başaramazsa, iş askerlere düşer (Günümüzde Afganistan, Irak, Libya’da olduğu gibi).

4) AÇLIK:

Emperyalizm, açlığı da bir silah olarak kullanmaktadır.
Dünyada Emperyalizm zulmü 500 yıldır devam ediyor. Bu meşum olgu; Batı’nın (ABD ve AB), Çevre ülkeleri üzerindeki üstünlüğü ile kendini gösteriyor. Çirkin Batı bu üstünlüğü kaybetmemek, Çevre ülkelerini, sömürmeye devam edebilmek için –yukarda belirttim-türlü silahlar kullanıyor. Bunlardan biri de Gıda maddelerinin kontrolüdür. Bu silahı kullanarak sanayileşmesi engellenmiş ülkeleri, bir yandan “açlık”la terbiye ederken, bir yandan da istedikleri şekli vererek, arzuladıkları yöne sevk edebiliyorlar.

5) ANTLAŞMALAR:

Derin Merkez’in gizli silahları bunlardan mı ibaret? Elbette hayır, hedeflerine ulaşmak için, uluslararası antlaşmaları, hatta bilimi, bilimsel kavramları da araç olarak kullanıyorlar.
Bu türden uluslararası antlaşmalar pek çok…, bir örneği “İkiz Sözleşmeler”dir. Bunlar ülkemizdeki bölücülerin de kuvvet aldığı, zamanı geldiğinde dayanak olarak alacakları uluslararası hukuk metinleridir. Bilindiği gibi, Temmuz 2011’de “Demokratik Toplum Kongresi” denilen kuruluş“demokratik özerklik” ilan etmiş, özerkliklerini uluslararası insan hakları belgelerine dayandırdıklarını özellikle vurgulamışlardır. Bu belgelerden kast ettikleri “Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri”dir: “Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi” ile“Birleşmiş Milletler Medenî ve Siyasal Haklar Sözleşmesi”
İkiz Sözleşmeler’in uygulanmasının, üniter Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası bakımından çok olumsuz sonuçlar doğuracağı açıktır.

6) KÜLTÜR MANİPÜLASYONU:

Güzel Batı, temiz bilim… Çirkin Batı, kirli bilim…
Çirkin Batı’nın “kirli bilim”i; siyasetin emrindedir; vahşi kapitalizmin, Derin Merkez’in emrindedir. Bilim kavram ister, teori ister, politika ister. Ne var ki “kirli bilim” Derin Merkez’in çıkarlarını sağlayacak, sürdürecek şekilde kavram oluşturur, teori kurar, politika geliştirir. Zaten mevcut olan kavramları manipüle eder, İçeriklerini değiştirirler, Bütün bunları yaparken de, hep dev küresel şirketlerin çıkarlarını göz önünde tutarlar. Örneğin “kültür” kavramı böyledir. Batı, “kültür kavramı” manipülasyonu yapar. Koşullara göre kültür anlayışının içini boşaltır, farklı bir içerikle yeniden doldurur. Bu çerçevede “kültürel kimlik” kavramı öne geçirilmiş, “insan hakları” kavramı da değişikliğe uğratılmıştır.

7) KAVRAM EMPERYALİZMİ:

Küresel şirketlerin saldırısı yalnızca, ülkelerin ekonomisine yönelik değildir, aynı zamanda düşünüş biçimlerine, kullanılan kavramlara da yöneliktir ki buna “kavram emperyalizmi” adını verebiliriz. Başka bir deyişle,Türkiye gibiÇevre ülkeleri Batı’nın, yalnız ekonomik ve kültürel bakımdan değil, zihniyet bakımından da sömürgesi durumundadır.
Bu süreçte olayların yapı ve akışı hep küresel şirketlerin istediği şekilde oluyor, hedeflerine bu yoldan da ulaşıyorlar. Zaten mevcut olan kavramları manipüle ediyor, içeriklerini değiştiriyorlar. Kavramları kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde oluşturuyorlar.Neden buna gerek görüyorlar? Çünkü Küresel Çete Emperyalizm’in araç ve silahlarının, ancak, önceden veya zamandaş olarak hazırlanmış bir düşünce ortamında kullanabileceğini çok iyi bilmektedir. Bu sebepledir ki Kirli Bilim yoluyla sözde bilimsel kavramlar oluşturmakta, ihtiyaca göre bunları yenilemekte, yeni kavramlar, görüşler piyasaya sürmektedir. Neden? Çünkü çok iyi bilmektedir ki: Eğer insanların kafaları ele geçirilirse, yürekleri ve elleri de peşinden gelecektir.

8) YABANCI DİLDE EĞİTİM:

Kültür Emperyalizmi’nin başta gelen araçlarından biri de yabancı dilde eğitim ve öğretimdir. Hepimiz biliyoruz ki Türkiye’de bilinçsiz bir Batı hayranlığı vardır. Bu eğilim, milli varlığımıza ve devletimize yönelmiş en büyük tehlikelerden biridir. Yabancı dilde eğitimin benimsenmesinde bu hayranlığın önemli bir rolü olmuştur.
Yabancı dilde eğitim, bugün neredeyse kreşlere kadar nüfuz etmiştir. Daha 4-5 yaşında olan yavrularımıza yabancı bir dili -üstelik emperyalist- bir milletin dilini, İngilizce’yi dayatıyoruz. Oysa yabancı dilde eğitimin, faydasından daha çok sakıncaları olduğu yadsınmaz bir gerçektir. Bu sakıncaların başlıcaları şunlardır: Yabancı dilde öğretim, eğitimin kalitesini düşürür. Türkçe’nin bilim dili olmasını engeller. Türk dilini ve kültürünü yozlaştırır. Beyin göçüne sebep olur. Ülkenin sömürgeleştirilmesine araç olur.

9) PARANIN SALTANATI:

Ve bütün sorun dönüp dolaşıp geliyor, kazanç hırsına, “paranın dayanılmaz saltanatı”na dayanıyor.
Para yalnız bireysel ilişkilerde, toplum ölçeğinde değil, uluslararası ilişkilerde de belirleyici bir rol oynuyor. Öyle ki “Dünyayı yöneten güç paradır” desek, yanlış söylememiş oluruz. Dolayısıyla para en güçlü bir silahtır, bütün diğerlerinin arkasında olan itici güçtür. Dünyaya hâkim olmaya çalışan küresel oligarşi (Derin Merkez), para ve güç sahibidir.
Ve doymuyor, daha fazlasını istiyor. Bunun için, hedefine ulaşmak için yine parayı kullanıyor, onunla insanları satın alıyor. Fulbright bursları, araştırma bursları, AB fonları, Soros yardımları, Lord Curzon’un İsmet Paşa’ya söylediği... Bunlar her şeyi anlatmıyor mu bize?
Birileri “bana bir ülkenin parasının kontrolünü verin, kanunlarını kimin yaptığı umurumda değil” ve “bir avuç dolusu para, iki avuç dolusu gerçekten daha güçlüdür” dememiş midir? Ya şu uyarılar: “Bir millet herhangi bir şeye özgürlükten daha fazla değer veriyorsa, özgürlüğünü kaybedecektir. Kaderin cilvesine bakın ki değer verdiği, rahatlık ya da para ise onları da kaybedecektir.” “Para söz konusu olduğunda herkes aynı millettendir.”

10) SERBEST PİYASA

Bilindiği gibi Neoliberalizm’in başta gelen tezlerinden biri şudur: Bugünün sanayileşmiş ülkeleri serbest piyasa politikalarını benimsedikleri, bu politikalara bağlı kaldıkları için büyüyüp zenginleşmişlerdir. Devlet müdahaleciliği daima başarısızlığa mahkûmdur.
Bu tez tarihen doğru değildir. Çünkü bugünün sanayileşmiş ülkeleri serbest dış ticaretle ve serbest finans hareketleriyle zenginleşmemişlerdir, özellikle ilk sanayileşme atılımları sırasında yoğun devlet müdahalelerine başvurmuşlardır. Günümüzde ve her zaman, çıkarları her gerektirdiğinde ekonomiye müdahaleden geri durmazlar, durmayacaklardır. Gerçek bu olmasına rağmen, Türkiye ve birçok Çevre ülkesi kendilerine emperyalist ülkeler (daha doğrusu dev küresel şirketler) ve yerli destekçileri tarafından dayatılan serbest rekabet yalanının kurbanı olmuşlar, olmaya da devam ediyorlar.
Bugün ABD gibi emperyalist devletlerle Avrupa Birliği gibi oluşumlar, bunların “lokomotif” üyeleri, yalnız “Merit Stratejisi”ne değil, aynı zamanda çifte standart uygulamasına da başvurmuş oluyorlar. Az gelişmiş ülkelere liberalizmi dayatırken, kendileri sıkıştıkları her defasında müdahaleci politikalara geri dönebilmektedir.
Türkiye de ne yazık ki söz konusu uygulamanın kurbanlarından biridir.
Türkiye Cumhuriyeti iki temel üzerinde yükselir: Tam Bağımsızlık veMilli Egemenlik... Emperyalizmin bütün saldırıları bu temellere yöneliktir. Silahlarını bu amaçla kullanır. Önce Bağımsızlığı yok etmeye çalışır. Bağımsızlık elden gittikçe, Milli Egemenlik de zayıflamaya başlar. Milli Egemenlik olmayınca Millî İrade felç olur. Millet hiçbir arzusunu, emelini, kararını uygulamaya koyamaz, gerçekleştiremez; yabancı güçlerle yerli işbirlikçilerin tutsağı haline gelir, bütün kaynaklarıyla sürekli sömürülür. 1938 yılından sonra ne yazık ki Türkiye’nin başına gelen budur.
Fakat bundan sonra Türkiye dünyada emperyalist güçlerin tüm baskısına rağmen Mehdiyet bereketiyle yükselecektir. Türkiye’nin yükselişini ve gelişmesini hiçbir güç durduramayacaktır. Küresel elitin kurguladığı planın aksine Türk milleti maneviyatına, dinine, ahlaki değerlerine sahip çıkacak asla kendi kimliğini kaybetmeyecektir. Ama asıl küresel güçlerin tüm planlarını bozacak olan Hz. Mehdi’dir. Bu kişi ortaya çıktığında tüm savaşları durduracak ve silaha harcanan tüm parayı insanların refahına, huzuruna ve mutluluğuna harcatacaktır. Bu durum hem peygamberimizin hadislerinden hem de Tevrat’ta çok detaylı bir şekilde bildirilmiştir.
... Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık. (Yeşaya, 2:4; Mika, 4:3)
Savaş arabalarını Efrayim'den, atları Yeruşalim'den uzaklaştıracağım. Savaş yayları kırılacak... (Zekeriya, 9:10)
O dönemde açlık ya da savaş, haset ya da düşmanlık olmayacak... (Maimonides, Mişna Tora, Kralların Kanunları 12:5)


6.09.2013 (Erkan Arkut)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez “İslam’da kadın dövmek yok!” diye açıklama yapsın!

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik tehlikesi -1

İnsanlar 02.02.2022 saat 22:00 tarihini unutmasınlar, bir yere not alsınlar…

Mümin için dünya hayatında yaşarken iki yol var, birini seçmek gerek...

Her sene Survivor programında insanların insanlıktan çıkmasını mı seyredeceğiz?

Fatih Altaylı boş yere köhne evrim teorisini kurtarmaya çabalıyor!

Alman gazeteci Udo Ulfkotte: CIA’ye çalışan Türk gazeteciler var!

David Lloyd George: Atatürk yüzünden Türkiye’yi parçalayamadık!

Peygamberimiz Suriye’de yaşanacakları detay detay hadislerinde anlatmış!

Irak hükümetine bak, yarısı İngiliz vatandaşı!

“Vallahi mahcubum, görevimi yapamıyorum” diyen Diyanet Başkanı Mehmet Görmez’e Cevap

Rotschild, Soros ve İngiltere’nin desteklediği Hillary Clinton kaybedince olanlar oldu!

Kim seçilirse seçilsin, Amerika’nın gerçek patronu İngiliz derin devletidir!

“Mehdi gelmeyecek” diyerek düzenledikleri sempozyumda uyuyan uyuyana!

Abdülhamit’in uzun süre iktidarda kalmasının nedeni neydi?

Darbenin ardından Soros yöntemiyle cemaatlere, tarikatlara yoğun baskı yapılıyor!

Abdülhamit döneminde şarap üretimi 340 milyon litreye çıkmış!

Neden ısrarla Osmanlı’yı paramparça eden Abdülhamit’i koruyorsunuz?

Abdülhamit döneminde Osmanlı İngiliz derin devletinin hâkimiyetine girdi...

Fethullah Gülen’in sahte Mehdi olduğu nereden anlaşılıyor?

Kuran’a göre darbe suçluları idam edilmeli mi, yoksa edilmemeli mi?

Kan döken Mehdi değildir…

Türkiye’ye oyun oynamaya çalışanlar kardeşi kardeşe kırdıramayacaklar!

Ertuğrul Özkök’e cevap: “Asıl düşmanımız İşid değil, hedef şaşırtmayın!”

Atatürk havalimanı saldırısında 42 kişi şehit düşerken halk Survivor seyrediyordu!

Sarımsak heykeli dikip Avrupa Birliği’ne neden alınmıyorum diye bozulan Türkiye!

Tayyip Erdoğan Rusya’dan uçağını düşürdüğümüz için özür dilesin...

Hükümet Türkiye’yi bölmeye çalışan üst aklın kim olduğunu açıklasın...

Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun utanç verici LBGTİ hareketi!

İngiliz derin devleti Müslümanlar teröristtir, hepsini yok edelim stratejisini

Ülkeleri felakete ve parçalanmaya sürükleyen başkanlık sistemi!

Dünya derin devletlerinin derdi İşid değil Müslümanlar kıyımı!

Şimdi 200 Fransız'a karşı 2 milyon Müslüman'ın canı alınacak

PKK'yı sarayda ağırlayan Fransa terör belası başına gelince neden ağlıyor

AK Parti derin sessizliğe gömülen diğer %50'yi nasıl kazanabilir?

Beşar Esad Hz. Mehdi'ye gelip af mı dileyecek?

hücrelerime kadar mutlu olmamın sırrı ne?

Önümüzdeki on yıl içinde neler olacak?

Neden Müslüm Baba'nın müzesi şehir dışına taşınmak isteniyor?

Bakalım Hz. Mehdi ile ilgili bu yeni hadise ne diyecekler?

Devletimiz Güneydoğu'da vatandaşın kendini savunma hakkını legal hale

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e Cevap

Işid Kütüb-i Sitte'ye uyuyor, neden kızıyorsunuz?

Ahmedinejad: ABD Hz. Mehdi'yi yakalamaya çalışıyor

%40 lara gerileyen oylar sonucunda Tayyip Erdoğan'a çözüm

Başkanlık sistemi dünyanın başına bela olmuş bir sistemdir!

AKP'nin oyları neden düştü? Suç Davutoğlu'nda mı?

Süreç ancak PKK'nın ve Öcalan'ın lehine işlerse devam eder

PKK Güneydoğu'da hâkimiyet sağlamışken, nasıl seçimler yapılabiliyor?

Başkanlık sistemiyle Türkiye Türklük ve İslam âleminden tamamen koparılacak!

Allah dünyayı geçim derdi yaşansın, hayatla boğuşulsun diye yaratmadı

Kayahan, acizlik, ölüm ve gerçek Sevgili'ye kavuşmak

Ordu PKK'ya karşı caydırıcı olacak roketler ve silahlar hazırlasın

1125 örgütten ortak bildiri: Ülkeyi böldürmeyiz, başkanlığı kabul etmeyiz!

Bu dünyada telaşa ve korkuya kapılmamanın tek yolu var...

Türkiye Türkiye olalı PKK'nın karşısında hiç bu kadar şahsiyetsizleşme

Gaziantep'te yapılan 'Barış, kardeşlik ve Birliğe Çağrı' konferan

Özgecan'ın katilini idam edelim de, Öcalan2ı serbest mi bırakalım

Devlet Bahçeli Türkiye'nin bölünmesine karşı daha çok kükresin!

Başkanlık sistemi, federasyon, Komünist Kürdistan ve katillerin affedilişi

Hz. Mehdi'nin müthiş bir ilmi olacak...

Başkanlık sistemi Türkiye'yi bölmenin diğer adıdır!

Kuş ve domuz gribi Hz. Mehdi'nin zuhur alameti...

Güneydoğu 2015 seçimlerine silah tehdidiyle hazırlanıyor!

CHP ve Kılıçdaroğlu bu ülkenin asla bölünmeyeceğini cesurca dile getirsin!

Her insan beyninin içindeki 1 mm. küplük alanda yaşar...

Hz. Mehdi ölümle tehdit edildikten sonra kendisine biat edilmesini kabul edecek

İngiltere kraliçesinin Buckhingam'ının bir duvarı Erdoğan'ın Aksaray&a

Bir mezhebe göre helal olan diğer mezhebe göre haram oluyor...

Derin dünya devletinin Türkiye'yi parçalama planı

Bu ülkede PKK'yı ve Öcalan'ı kim affetme cesareti gösterebilir

İslam âlemi Kuran'ı terk ettiği için bu halde...

Öcalan'ın İmralı'dan çıkarılıp başka bir hapishaneye geçirilmesi çok t

Hz. Mehdi soru sormaz, tüm sorulara cevap verir...

Türkiye'nin kaderi dünya hâkimiyetidir...

Batı dünyası Işid'e karşı kuyruğunu kıstıran PKK'ya karşı sessizliğini

Türkiye'nin Şangay ekibine girmesi korkunç bir hatadır!

Işid, Armagedon ve Mehdiyet...

Peki, PKK'ya silahın dışında ne verelim?

Bediüzzaman Mehdi değildir, 13. yüzyılın müceddidir

Hz. Hızır, Masonlar ve Tapınak Şövalyeleriyle Ortadoğu’yu dizayn ediyo

Masonların gizli sembolleri ile Mehdiyet arasındaki bağlantı ne?

Biz Amerika, Çin, Rusya gibi süper devlet değiliz!

Ölüm anında neler yaşayacağız?

Ekmeleddin İhsanoğlu neden Tayyip Erdoğan’ın karşısında kaybetti?

Hz. Yusuf ve Hz. Mehdi arasındaki benzerlikler neler-1

PKK’nın hemşerilik damarına karşı devlet İslam damarını kullanmalı

Nostradamus'un kehanetlerindeki önemli sır ne?

PKK terörüne karşı devlet acil milli seferberlik ilan etmeli...

PKK İran'da böyle şımarabilir mi?

Depremlerin artması Hz. Mehdinin çıkış alametidir

Dindar gösterilmeye çalışılan Öcalan'ın gerçek yüzü

Gülen'le, paralel devletle uğraşmayı bırakıp PKK'ya bakın!

Tuncay Özkan özür dileyecek mi?

AKP'nin Kürt açılımı ve gizliden Güneydoğu'yu bölme planları

Türkiye güçlü olmalı...

Yahudiler, Kutsal topraklar ve Mesih'in ayak sesleri

CIA uzmanı Henry Barkey Türkiye'deki seçim sonuçlarını açıklıyor!

Hepimiz gerçekten uykuda mıyız, yoksa ölünce mi uyanacağız?

Dünyadaki tüm olaylar hızla Mehdiyet denizine akar...

Fethullah Gülen cemaatinin yok olmasını isteyenler ne kazanacaklar?

Tayyip Erdoğan mı Mehdi, yoksa Fethullah Gülen mi?

Darwin'in Türk milletine bakış açısı nasıldı?

Öyle bir şehirde yaşıyorum ki ben

Küçücük bir arının bu kadar fedakâr olması evrimle açıklanabilir mi?

Ahir zaman tebliğcisi misin?

Suriye'nin çöküşü Hz. Mehdi'nin çıkış alameti mi?

Abdurrahman Dilipak'ı gizliden gizliye saran Mehdi korkusu...

Ey Müslümanlar, çekişip birbirinize düşmeyin!

Abdülkadir Molla'yı astınız da rahatladınız mı?

Fethullah Gülen sırtındaki hançerden nasıl kurtulur?

Peygamberimiz 1400 yıl önce Suriye'de yaşanacakları nasıl bildirdi?

Truman Show

Gezi Parkı, Otpor ve New York panelinin arka planı...

Şimdi de sıra Suriye'nin kimyasal silahlarına geldi...

Şafak Pavey'e cevap!

Hakan Fidan, Tayyip Erdoğan ve ortada dönen kirli operasyon...

Kambriyen canlıları 530 milyon yıl önce aniden ortaya çıkmadı mı..

Demokratikleşme paketi Türkiye için yeni bir kapı açacak mı?

PKK'ya taviz vermek çözüm mü?

Emperyalizmin kralları 'Tayyip gitsin Gül gelsin' diyorsa...

Kürt kardeşlerimiz bölünmeye karşılar!

Erdoğan'a Yanıt : Federasyon ve özerklik bölünmenin kibar isimleridir...