Güç ve Kaos

Murad DEMİRKOL

Güç ve Kaos

 

Güç artığı bir histerinin yarattığı akıl tutulması ve geçici hükmetme arzusunun yarattığı kalıcı felaketlere rağmen “istemezük” türü koalisyon görüşmeleri devam ediyor…

“Koalisyon”

Kelime anlamı itibariyle, Fransızca coalition "siyasi ittifak, güç birliği" sözcüğünden alıntıdır. 

 

6 Mart 1996 – 28 Haziran 1996/ ANAP-DYP Koalisyonu

1996-1997/ Refah Partisi-DYP Koalisyonu

1997-1999/ ANAP-DTP-DSP Koalisyonu

1999-2002/ DSP-MHP-ANAP Koalisyonu

Sonrası malum…

 

Ülkeyi iki aya yakın bir zamandır, yetkisi muğlâk olanlar yönetiyor. Yarı aksak ilerleyen koalisyon görüşmelerinin yarattığı kasvet ve uzunca bir süredir yaşanan kabadayı didişmelerin ülkeye getirdiği kargaşa malum… Kısmi bilinçli kaotik bir ortam söz konusu… Ölüleri ayıran, sağduyuyu ötekileştiren, tek getirisi koltuk sevdasına endekslenmiş bir çılgınlık hali… 

 

Şusu busu kalmadı bu işin. İyiler ve kötüler var sadece

Vicdanlılar ve vicdansızlar…

Hakkıyla yaşayanlarla avantadan geçinenler…

Olan devlet görevlisi veya sivil, hiç fark etmez… Olan annelere oluyor…

Sonuçta birileri “Tek başımıza hükmetmezsek, memleket bakın ne hale gelir…” demeye getiriyor… Ülkenin tüm ana arterlerine kilit vurulmuş sanki… Anahtarsız bırakılmaktan ve konu mankeni olmaktan öteye gidemeyen yığınlar bir taraftan…

Türlü algılarla zihnimize yerleştirilen koalisyonlar iyi mi kötümü tartışması bitmeyecek gibi ama algımıza yerleştirildiği şekliyle ve ülkemizde yaşanan kötü anılara rağmen düşünüldüğü kadar öcü değil…

Avrupa’da tıkırında işleyen koalisyonlar mevcut…

Koalisyon hükümetlerinin sağladığı başlıca yarar, ülkedeki değişik siyasal eğilimleri temsil etmesi öncelikle… Demokratik uzlaşma alışkanlıklarını kanıksatıp, siyasal kutuplaşma ve gerginliklere karşı esnek bir işlev görmeleridir.

Zira azımsanmayacak hatta kanıksanmayacak bir zamanı tek parti dönemiyle geçirdik… Koalisyonları kötülerken, Koalisyonlar konuşur, tek parti iktidarı yapar sloganına takılmadan önce, tek parti iktidarının tüm erkleri elinde bulundurduğu dönemde yaşananlara göz atmakta fayda var…

 

22 Kasım 2003 Ermenek grizu patlaması: Karaman’ın Ermenek ilçesinde meydana gelen grizu patlamasında, göçük altında kalan 10 işçi hayatını kaybetti. Yaraları saracağız, yanınızdayız, devlet güçlüdür söyleminin ardından unutulan sözler ve alınmayan önlemler…

11 Aralık 2009 Bursa Mustafakemalpaşa grizu patlaması : bursa - Mustafakemalpaşa’da madende grizu patlaması yaşandı. İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı. Hamaset aynı, güçlü devlet, güçlü millet… Olan işçilere oldu…

6 Şubat 2011 Kahramanmaraş maden faciası : Kahramanmaraş’ta Afşin-Elbistan termik santrali için üretim yapılan Çöllolar kömür üretim sahasında meydana gelen göçükte 10 işçi öldü. Timsah gözyaşları aynı…

13 Mayıs 2014 soma faciası : soma, Manisa’da kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 işçi öldü.

28 Ekim 2014 karaman maden kazası : karaman-Ermenek’te meydana gelen facia. ölü sayısı 18 olarak açıklandı.

Sadece maden sektöründe yaşananlar… Aynı sektöre bağlı ölümlü kazalar ve alınmayan bir sürü ders…

İşçi ölümleri boyutundan bir an olsun ayrılırsanız;

Durdurulamayan kadın cinayetleri

Çocuk gelinler…

Çöken dış politika ve laçkalaşan sınır güvenliği…

Çevre tahribatı

Gezi süreci ve şuan aramızda olmayan gençler,

Sınırlarımız etkisi altına alan savaş…

2013 Reyhanlı patlaması 

Ülke kaynaklarının taksimi

7 Haziran sonrası yaşanan ve bitmek bilmeyen kargaşa…

 

Şimdi koalisyon iyimi kötümü tartışmasından öte arzumuz, uzun zamandır tek başına iktidar gücünü elinde bulunduranlarla koalisyon kurmaya niyetli ve kendine sosyal demokrat diyen bir partinin, sosyal demokrat ve sosyal adalet ilkeleriyle çelişmemesi… Barış, özgürlükler, gelirde adalet, kirli savaş ve yolsuzluk gibi gerçek kırmızılardan ödün vermemesi…

 

 

 

 Murad DEMİRKOL

13.08.2015 (Murad DEMİRKOL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Gündemin Değişmeyen Sancısı

Savaşan Güç - Savaşan Yoksulluk

Bireyin Seçimi

Yığın ve Demokrasi

Yangın Yeri

Savaş Çılgınlığı

Seçim Tercihi

Beyaz Leblebi...

Algı ve Gerçeklik

İşgal Edilen Zihinler...

Büyük İnsanlık

Algı Yönetimi

Seçilemeyen Kurgu

Seçimin Seçilemeyen Gölgesi

İktidarsız Medya ve Savaş Tamtamları

Korku Toplumu ve Alternatifsiz Kaygı

Seçilmiş Yoksulluk

8 Mart, Umut Ve Tahta Bacak Frida