BU HÂKİM VE SAVCILARI ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN ŞİKÂYET YAĞMURUNA TUTMALI

Mahmut Alınak

BU HÂKİM VE SAVCILARI ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN ŞİKÂYET YAĞMURUNA TUTMALI

Son toplu gözaltı ve tutuklamalar ve Ankara Gar'ında toplanmak istenen kalabalığa yönelik hırçın müdahale..

Ve kuş uçurtulmayan sokaklarda uygulanan polis terörü gösteriyor ki, AKP/ MHP cephesi demokrasi güçlerine karşı Ankara merkezli yeni bir saldırı hamlesi başlattı.

AKP/MHP militanlığı yapan "savcı ve hâkimler" hep olduğu gibi bu saldırıda da yine koordineli/ örgütlü bir şekilde görevlerini icra ediyorlar.  

Alt kademeden en üst kademeye kadar adli kurumlar adeta bunların işgali altındadır.

Hukuku işletmeye çalışan az sayıdaki dirayetli savcı ve hâkimler ise kızağa çekilip işlevsiz hale getirilmiştir.

Hiyerarşik yapı içinde yer alan bu "hâkim ve savcıların" görevi muhalifleri hapishanelere kapatmaktır.

Kendimden örnek vereyim:                            

Geçen Perşembe günü Digor'dan Kars'a gelirken polislerce gözaltına alındım.

Yazdığım bir makalede Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiğim iddiasıyla hakkımda dava açılmıştı.

Davanın duruşması Aralık ayında olmasına rağmen, "hâkim" görülmemiş bir uygulamayla ara celse açıp hakkımda yakalama kararı vermişti.

Belli ki, bu "hâkim" bir eleştiri yazısı olan makaleyi bile okumadan, bana çarçabuk ceza verip görevini "layıkıyla" yerine getirmek istiyor!

Benimki çok basit örnektir. Hiyerarşik yapı içinde hareket eden "hâkim ve savcılar" hiçbir somut delile dayanmayan iftiralarla insanlara dudak uçuklatan ağır cezalar veriyorlar.

Görevleri budur çünkü.

FETÖ' cü olmakla suçlanan hâkim ve savcılar da bir zamanlar bunlar gibi gözü kara ve yandaştı..

Muhalif düşüncede olanlara ceza yağdırıyorlardı.

Ama şimdi de örgüt üyeliği isnadıyla hapisteler.

Bu devir elbette değişecek; bugün AKP/MHP'yle aynı siyasi kulvarda yer alan bu "hâkim ve savcılar" da bu hukuksuzlukların hesabını mutlaka vereceklerdir.

Şimdi yapılması gereken şudur:

Haklarında ipe sapa gelmez suçlamalarla dava açılan bizler..

Çocukları mağdur edilen anne ve babalar..

Anneleri, babaları ve eşleri hukuksuz bir şekilde hapishanelerde tutulanlar..

Hukuksuzluğa uğrayan herkes..

Bu "hâkim ve savcıları," örgüt üyeliği ve görevi kötüye kullanmaktan şikâyet yağmuruna tutabiliriz.

AYM ve AİHM salonları bu şikâyet seliyle dolup taşmalıdır.

Şikâyet hakkı yasal bir haktır, kimse "Niye şikâyet ettiniz?" diyemez.

Böyle bir kampanya, "yargı" diye sürüp giden bu örgütsel faaliyete karşı bir hukuk barikatı olacaktır.   

Ben geçen Şubat ayında hakkımda tutuklama kararı veren, telefonlarımı dinleten ve evimi aratan hâkim ve savcıları şikâyet ettim.

Yarın da ara celse açıp hakkımda yakalama kararı veren hâkimi şikâyet edeceğim.

İç hukuktan şimdilik sonuç alamayacağımı biliyorum. Meseleyi AİHM'e kadar kovalayacağım.

Mücadele bununla da bitmeyecek. Devir değiştiğinde bu dosyalar yeniden açılacaktır.

Sonuç olarak, bu hâkim ve savcıları şikâyet yağmuruna tutup, şimdiden uykularını kaçırmak gerekiyor. 

Ben bu davalarda avukatlık yardımı yapmaya hazırım. 

15.10.2020 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

BELLİ Kİ, ALAATTİN ÇAKICI AKILNMAYACAK

BASINA VE DÜNYA KAMUOYUNA

KÖYÜMÜN ÇOCUKLARI OYUNCAK İSTEDİ, İÇİM CIZ ETTİ

İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA VE HAYAT PAHALILIĞINA SON!

BUGÜN YAŞANANLAR YİRMİ DOKUZ YIL ÖNCEKİ STRATEJİK HATALARIN SONUÇLARIDIR

FAŞİZM ADIM ADIM İLERLİYOR, PEKİ BİZ NE YAPIYORUZ

İRANLI KÜRT GENCİ ALİ HAJILON NEREDE?

PANDEMİLİ DEVRİM GÜNLERİ

DEVLETİN YÜZ YILDIR ÇÖZMEMEKTE DİRETTİĞİ KÜRT SORUNUNU VE DİĞER ŞU SORUNLARI BİR YILA KALMADAN ÇÖZERİZ