“BİR DAHA ASLA” DİYEBİLMEK İÇİN: GÖZALTINDA KAYIPLAR[*]

Sibel ÖZBUDUN

“BİR DAHA ASLA” DİYEBİLMEK İÇİN: GÖZALTINDA KAYIPLAR[*]

“Öyle mahzun bakma çocuk

‘Devletin ve milletin bekası’ zedelenir.”[1]

 

Bazı kavramlar vardır, Türkçeleştiremezsiniz bir türlü… Hep biraz ayrıksı, biraz aykırı, biraz yabancı dururlar, sırıtır, kulağı tırmalarlar… “Süper” gibi; o bir türlü doğru yazılamayan “karoser” gibi, “ombudsman” gibi… Bunları “yerlileştirme” çabaları çoğunlukla acı bir şakaya dönüşür: “Demokrat” örneğin, yerlileşirken “demirkırat”a dönüşüverir…

Ama bazı kavramlar, bir anda karşılıklarını bulurlar; yerleşirler, ve sanki ezelden beri tek bir anlamın yükünü sırtlanmış gibi, sanki hiç başka bir anlamları olmamış gibi gösterilenleriyle bütünleşirler.

“Desaparecido/missing/kayıp” bu tür kavramlardan. En azından bu ülke insanlarının hatırı sayılır bir bölümü için... Onlar bu sözcüğü duyduklarında akıllarına kayıp cüzdanları, çorapları, ne bileyim, kayıp kimlikleri, sürücü belgeleri gelmiyor. “Kayıp” onlar için nerede olduğu, başına ne geldiği meçhul bir sevilen. Bir evlat, bir torun, bir kardeş, bir ana, bir baba, bir eş, bir sevgili, bir yeğen, bir amca ya da dayıoğlu/kızı… Belki en son beyaz bir Toros’a bindirilirken görülen… Belki gecenin bir yarısında resmî görevlilerin kapıdan alıp götürdüğü… sonraysa başvurdukları her karakoldan, her nezarethaneden, her garnizondan, her hastaneden eli boş döndükleri… Günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca “belki gelir” diye kapınıza kilit vurmadan, kulağınız kirişte uyudukları, Yıllar geçtikçe kendilerine dahi dillendirmekten çekindikleri, hep inkâr ettikleri o korkunç olasılığın beyinlerini kemirmeye koyulduğu… Ve sonunda “bari ziyaret edeceğim, çiçek bırakacağım bir mezarı olsaydı…”ya teslim oldukları…

Ne kadar da çoklar… Ve bu coğrafyada ne kadar kök salmışlar...

Mehmet Özer yönetiminde AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon, ortak bir çalışmayla onları gözle görünür, elle tutulur hâle getiren bir yapıt çıkardı ortaya: Gözaltında Kayıplar: Cumartesi Anneleri – Cumartesi İnsanları.[2]  

Beyaz yazmalarıyla kar demeden, kış demeden her cumartesi öğle saatlerinde ellerinde sevdiklerinin resimleriyle Galatasaray Lisesi önünde sessizce dikilen ve yalnızca devletten, yalnızca sorumlulardan değil, aynı zamanda sağır ve dilsiz toplumdan da hesap soran o sessiz çığlık, şimdi 549 sayfalık, insanı altüst eden fotoğraflarla bezeli bir anıt-kitap olarak boy verdi.

Akıbetleri devletin soğuk, ölümcül dehlizlerinde meçhule karışmış insanların gayrıresmî tarihi… Dünü bugüne bağlayan. Bize bizi, bizim olanı, bizim insanlarımızı anlatan… 1915 Ermeni soykırımında yitip gidenlerle, Latin Amerika’nın askerî rejimlerinin kaybettikleriyle kardeşliğimizi belgeleyen… 1915’te İstanbul’dan Anadolu içlerine doğru sürgün edilirken “kaybedilen” Ermeni eczacı Hagop Terziyan’la 12 Eylül darbesinin ertesi günü, 13 Eylül’de evinden alınıp bir daha asla geri dönmeyen, Berfo Ana’nın Cemil Kırbayır’ın aslında bir ve lanetli mekanizmanın çarklarında yitirilmiş iki kardeş olduğunu bize anlatan…

Neler, kimler yok ki Gözaltında Kayıplar’da… Latin Amerika’nın desaparecido (kayıp)’ları… 1915 Ermeni Soykırımı’nda yitip gidenler… 12 Eylül rejimince kaybedilenler… 1990’ların kirli savaşında devletin resmî ya da paramiliter güçlerince yok edilenler… Onlardan geriye kalanlar: afili bir fotoğraf, bir mektup, bir çizim… Kayıpların parça parça ettiği, ve ancak yitik sevdikleri için giriştikleri ısrarlı mücadelede kendilerini yeniden bulan yakınlarının, anaların, babaların, eşlerin, kardeşlerin tanıklıkları, duyguları, öfkeleri, haykırışları… Gözaltında kaybedilen ya da Cumartesi Alanı’nda büyüyen çocuklar… İnsan hakları savunucularının, Cumartesi İnsanları’nın, gazetecilerin söyledikleri… Şiirler… Ve her biri ciltlerce kitabın anlatamayacağını anlatan fotoğraf kareleri…

Ne yapın yapın, edinin bu kitabı. Asla kitaplığınızın tozlu raflarına kaldırmayın. Hep elinizin erişebileceği bir yerde dursun. Arada bir çevirin sayfalarını. Bir aile albümünü karıştırır gibi çevirin. Bir mektubu, bir söyleşiyi, bir şiiri okuyun. Ve o fotoğraf karelerine bakın. Derin derin, uzun uzun bakın. Sevdaları müsadere edilmiş gencecik kadınların, beyaz yazmalı anaların, yüreğinde bir ağaç devrilmiş babaların, analarının, babalarının bir mucize günü çıktıkları o uzun yolculuktan geri dönmesini bekleyen çocukların gözlerine bakın… O yerleşik acıyı, o devasa özlemi, o -şimdilik- ket vurulmuş, zincirlerinden boşanacağı günü bekleyen öfkeyi, o kararlılığı, o gururu görün: alt tarafı bir çift göze bu kadar duygu mu sığar, tanrım?

Onlara AFSAD’lı fotoğrafçıların objektifinden bakın… Göreceğiniz, kendi suretinizdir. Göreceğiniz, biz’dir… Bu ülkede eşitlikçi, özgür, insanca, kardeşçe bir yaşamı özleyen bir uçsuz bucaksız aile…

Her bir kaybı yüreğinizde hissedin… Berfo Ana, ananız olsun. Süleyman Cihan, ağabeyiniz. Üniversiteli Cüneyt Aydınlar kardeşiniz. Kürdistan’ın küçük kayıpları sizin çocuklarınız olsun. 1990’ın o şom yıllarında, uzun aramalar sonucu bir kısmının kemiklerine erişilen, bazılarına ne olduğu ise hâlâ bilinemeyen genç Kürt kadınları, Makbule Ökdem, Ayten Öztürk, Hamide Şarlı kız kardeşleriniz olsun. Ve dişlerinizin arasından fısıldayın kendi kendinize: BİR DAHA ASLA! BİR DAHA ASLA!

Ve şimdiye dek yapmadıysanız, ilk Cumartesi, öğlen saatlerinde sokağa çıkıp soluğu Galatasaray Lisesi’nin önünde alın. “BİR DAHA ASLA”nın orada ete-kemiğe büründüğünü, bir haykırışa dönüştüğünü göreceksiniz. Bedeninizi onların yanına katın.

Çünkü Hasan Hüseyin Korkmazgil’in, “Seni hangi türkü ağlatıyorsa/ Hangi söz vuruyorsa taa yüreğinden/ Oradadır işte o./ İyi bak ona!” dizeleriyle betimlenen ve içinde dönenip durduğumuz uğursuz “gözaltında kayıplar”, “faili meçhuller”, “köy yakmalar”, etkisiz hâle getirmeler”, sarmalını kırabilmenin tek yolu bu.

 Bu yolu yüreklerimize nakşettiğiniz için sizlere şükran olsun, yüreklerinize sağlık, AFSAD ve İHD…

 

18 Mayıs 2016 10:22:14, İstanbul.

 

N O T L A R

[*] Newroz, Haziran 2016…

[1][1] A. Hicri İzgören.

[2] AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon, Gözaltında Kayıplar: Cumartesi Anneleri – Cumartesi İnsanları. Basım: Çankaya Belediyesi, Ankara, 2016.

 

10.06.2016 (Sibel ÖZBUDUN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ARZU ÇERKEZOĞLU’NA AÇIK MEKTUP

KENT(İN) VE KANAL(IN) SORU(N)LARI

ORTADA NE BİLİM KALDI NE DE AKADEMİ

ABDULLAH’IN MESELLERİNDEN SESLENEN ACILAR

KÜLTÜREL ÇÜRÜME VE FAŞİZM

BAŞINI KALDIRAN ŞİİR İNSANLIĞIMIZDIR

YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA!

BİLİM, SOSYAL BİLİMLER, SOSYALİZM ÜZERİNE SORULAR, YANITLAR

ABD SEÇİM(SİZLİK)İ: MADE IN USA

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN” 2

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN”

KAPİTALİZM KADINLARIN YAĞMALANMASIDIR !

SİNBO DİRENİŞÇİLERİNE BİN SELAM; ÖZELLİKLE KADIN DİRENİŞÇİLERE !

FİGEN’İN (YÜKSEKDAĞ) DİZELERİYLE ŞİİR ÜSTÜNE

GELECEKTEKİ ETİKTİR ESTETİK

AKP “MUHAFAZAKÂR”LIĞI: CEMAATLER NE İŞE YARAR?

“ÖZGÜRLÜK” MÜ DEDİNİZ?!

ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ) 2

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ)

“KAPİTALİZM VE ATAERKİ” ÜZERİNE NOTLAR

ENGELS, KADIN, AİLE

UNUTMAMAK, DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR...

DERSİMİZ: KOMUTAN(IMIZ) CHE VEYA HASTA SIEMPRE, COMMANDANTE!

“SOSYALİZM VE İSLÂM” TARTIŞMALARINDA ÖNEMLİ BİR KAYNAK: BOLŞEVİK DEVRİMİ VE DİN

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ ( 2 )

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ

KİMİNİN DÜŞÜ, ÖTEKİNİN KARABASANIDIR

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

KADINLAR “SAVAŞ GANİMETİ” Mİ?

PANDEMİYLE GELEN(LER): DİSTOPYA MI, ÜTOPYA MI?

KAPİTAL’İN DİYALEKTİK MATERYALİST YORUMU

GEZİ/ HAZİRAN HAKİKÂTİ

“KADIN(LIK) BİLİNCİ” Mİ? (GENÇ BİR KADIN ARKADAŞIN SORUSUNA YANIT

“YASAM KÜÇÜKLERİMİ KORUMAK, BÜYÜKLERİMİ SAYMAK !

COVID-19 BİR TURNUSOL KÂGIDI

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS (2)

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS

ÜÇLÜ KRİZ SARMALINDA İNSAN MANZARALARI

“AGORAFOBİ”YE TESLİM OLMAMAK

İNFAZ DÜZENLEMESİ: “ADALET” Mİ DEDİNİZ?[*]

AKP, HSK, CORONA VE KADINA ŞİDDET

“İKİ KARDEŞ YAN YANA VE OMUZ OMUZA”: MUZAFFER –İLHAN- ERDOST

YÖNETENLER YÖNETEMEZ OLUP, YÖNETİLENLER YÖNETİLMEK İSTEMEYİNCE

KADINLARIN “YA BASTA!”SI

SAHNEYİ SOKAĞA, SOKAĞI SAHNEYE TAŞIYAN ESTETİĞİN ETİĞİ YA DA “YENİ(LMEYEN) KAPI”NIN MENŞEĞİ VEYA ONLARA DAİR

“VAR GİT ÖLÜM”: ÖLÜM RİTÜELLERİNE ANTROPOLOJİK BİR BAKIŞ

“İSA BOLİVYA’YA DÖNÜYOR” MU? YA DA BOLİVYA DERSLERİ

AKADEMİA’NIN “METAMORFOZ”U: “BAŞKAN”IN “ÜNİVERSİTELER”İ

KOLOMBİYA’NIN “BARIŞ”I!

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ ( 2 )

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ

GÜNDELİK YAŞAMI DÖNÜŞTÜRMEK: EKİM DEVRİMİ DENEYİMLERİ

SORU(N)LARIYLA BAŞKALDIRI(LAR)

“KIZIL’I MOR’A BOYAMAK” MI? HAYIR, TEŞEKKÜRLER!

YANITLAR

100 YIL DAHA YAŞAYASIN, İNSANCIL!

ÖLEN, NEO-LİBERALİZM DEĞİL, KAPİTALİZMİN KENDİSİ

DEVRİMLERE, KADINLARA VE NARODNİKLERE DAİR...

İYİ Kİ YAŞADILAR, İYİ Kİ YAZDILAR

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI ( 2 )

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI

“LÜZUM” ÜZERE: BİR KEZ DAHA İSTANBUL SEÇİMİ

İSTANBUL SEÇİMİ - BİR DEĞERLENDİRME

NEO-FAŞİZM(LER) “FEMİNİST” Mİ?

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[2)

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[

MASKELİ FAŞİZM: “POPÜLİST AŞIRI SAĞ”

ELEŞTİRİ, HAYATTIR; YAŞATIR!

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” MI SAHİDEN?!

2019’UN 1 MAYIS’INA KENAR NOTLARI

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU 3

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU (2)

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU

KADINLARIN BAŞKALDIRI TARİHİ VEYA “ÖNCE KADINLARI VURUN!

SEN ÇÜRÜMENİN RESMİNİ ÇİZEBİLİR MİSİN ABİDİN? YA DA MEMLEKETTEN EĞİTİM MANZARALARI

1968’İN 50. YILINDA SARI YELEKLİLER

“YA SEV YA TERKET”: BİR BİAT ARACI OLARAK MOBBİNG

YENİDEN HAYKIRABİLMEK: “YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA

“KADINLAR İÇİN OLABİLECEK EN KÖTÜ ALAŞIMIN ORTASINDAYIZ”

ÖLÜMSÜZ ABİ(MİZ) OKTAY ETİMAN

Selam olsun bizden önce geçene

KEŞFEDİLMEMİŞ GELECEĞİN BİÇİMLENMESİ İÇİNDİ SAMİR AMİN

SAHİCİ OLMAK

HAVADIR, SUDUR, ATEŞTİR YANİ HAYATTIR GRUP YORUM

YARGI BAĞIMSIZLIĞI” MI DEDİNİZ ?

“ATAERKİ” ÜZERİNE

ÖFORİNİN ORTASINDA, UNUTULMAMASI GEREKENLER

KAPİTALİZMİN KENDİNİ İMHASI: NEOLİBERALİZM

SEN MİSİN “BARIŞ” DİYEN!

MARKSİZM VE KADINLARIN KURTULUŞU

AKP, İSLÂM, FAŞİZM ve KADINLAR

“KRAL ÇIPLAK” DEME VAKTİ: 2018 İSTANBUL’UNUN 1 MAYIS’(LAR)I

YA SOSYALİZM YA BARBARLIK!

OKTAY AĞABEY(İMİZ)

AKP’NİN “MUHAFAZAKÂR”LIĞI NEYE DENK DÜŞER?

KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER)

AFRİN (VE SURİYE), AFRİN (VE SURİYE’N)İN ÖTESİDİR

KÜLTÜR “YERLİ VE MİLLİ” MİDİR? YA DA NEDİR?

EMPERYALİZM, T. “C” VE AFRİN

FAŞİZM VE KADINLAR

“YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER” NE KADAR “YENİ”?[

İŞÇİ SINIFININ KADINLAŞMASI

ZAPATİSTALARIN 33. YILI: BİR DEĞERLENDİRME

MARX’TAN ÖĞRENEN BİR ÇUKUROVALI: OKTAY ETİMAN

MURAT’IN DÜŞÜ, LAMBORGHİNİLER VE DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLMEK

MARKSİZM + V. İ. LENİN = EKİM DEVRİMİ (NOTLARI)

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİ Mİ DEDİNİZ?

HAMZA YALÇIN DERHÂL SERBEST BIRAKILMALIDIR

SOYKIRIMA TANIKLIK(LAR)

BİR İKTİDAR ARACI OLARAK KORKU

EMEKÇİLER, İŞSİZLER, YOKSULLAR NEREDE?[

“HALKIN SOYTARISI” DARIO FO “TİYATRONUN BÜYÜCÜSÜ”YDÜ

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİYLE İMTİHANI

TOTALİTERLEŞMEYE, İHVAN’LAŞMAYA KARŞI

OĞLUM(UZ) ÖLÜMSÜZDÜR

ULAŞ, ULAŞ’TIR…

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAZGEÇİLEMEZ, ÖNCELİKLİ DEĞERDİR

BAŞKALDIRIDIR MİZAH YA DA HİÇ!

NE OLDU O “İMTİYAZSIZ, SINIFSIZ, KAYNAŞMIŞ KİTLE”YE?

HER KÖYDE BİR “KÖPEK” VARDIR...

“EVET” ÇIKSA DA “HAYIR”!

“MARKSİST-LENİNİST ROMAN YAZARI” : VEDAT TÜRKALİ

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” VEYA BU KADAR YETKİYİ BABANIZA VERİR MİYDİNİZ

BİR “ELEŞTİRİ”YE KISA KENAR NOTLARI

ALEVÎLİK VE SINIF MÜCADELESİ: KÜLTÜR VE EKONOMİ POLİTİK

“DEMİRİN TUNCUNA, İNSANIN…”

PARANOYA VE MEGALOMANİNİN (“YENİ”) REJİMİ

TOTALİTARYANİZMİ SOKAKTA ALT EDEBİLMEK

FİDEL İÇİN SANCAĞI YARIYA İNDİRMEYİN, DAHA DA YÜKSELTİN!

AKP’NİN KADINLARA KARŞI SAVAŞI: “MADAM GİBİ ÖLMEK”

KRİZ, SAVAŞ VE İŞÇİ SINIFI ÜZERİNE GÖRÜŞLER

“ÇOCUKLAR ÖLMESİN” DEMEK “TERÖR SUÇU” MU?[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ-2/ PARAGUAY: “TEKNİK DARBE”[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ - 1/ BREZİLYA ÖRNEĞİ[*]

DARBE GİRİŞİMİ VE SONRASI[*]

“LAİKLİK” Mİ? HANGİSİ?[*]

KADINLAR GERÇEKTEN DE “SINIFLAR-ÜSTÜ” MÜ?[1]

ÇOCUKLARININ ETİYLE BESLENEN ÜLKE[*]

AKP’NİN “BAŞKAN”LIĞI[*]

GÜNDEM’E, DÜNE VE BUGÜNE DAİR…[1]

RECEP’İN TÜRKÜ(/ŞİİR)LERİ[*]

AKP’NİN MUHAFAZAKÂRLIĞI, İSLÂMCILIĞI, NEOLİBERALİZMİ VE KADINLAR[*]

İBRAHİM KAYPAKKAYA VE KÜRT SORUNU[1]

“ESKİ(MEYEN)/ YENİ TÜRKİYE”DE BARIŞ (MI?)![*]

VAHŞETİN ALTERNATİFİ VAR ELBETTE![*]

GERÇEKTEN DE NEDİR “TERÖR”?[1]

1 MAYIS 2016 DERS(LER)İ[1]

LATİN AMERİKA’NIN DESAPARECIDO’LARI[*]

TANTALOS’U YARATMAK[1]

“KÜRESEL KÜLTÜR” MÜ?[*]

2016'DAKİ 1 MAYIS('IMIZ)

"İNSANLAR, BİR ŞİİR OKUDUKLARI, BİR RESME BAKTIKLARI İÇİN İSYAN ETMEZ!"

KAPİTALİZM, KÜLTÜR, DİRENİŞ[*]

“SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA MUTLAKA GELECEK!”[1]

NİCE ONYILLARA ‘YENİKAPI’LI YOLDAŞLAR[*]

AKADEMİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN[1]

SUSMA! SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK...[1]

HANGİMİZ ÖZGÜRÜZ Kİ?[1]