Balıklar ve İnsanlar

Gölge Adam

Balıklar ve İnsanlar

Çarşamba, 15 Haziran 2011 09:24
Eskiden, “Ol mâhiler ki derya içredirler, deryayı’ bilmezler” denirdi... “Balıklar denizde yaşar da denizi bilmezler”... Maalesef ‘insanlar da ‘kapitalist bir dünyada yaşıyorlar ama kapitalizmi bilmiyorlar...” Oysa şu kapitalizm denilen musîbet, şu Allahın belası sistem, insan yaşamının her veçhesini, her anını, belirliyor, biçimlendiriyor, biçimsizleştiriyor, çarpıtıyor, dejenere ediyor, her gözeneğine nüfûz ediyor, akıl almaz bir tisünami gibi her şeyi kapsıyor, sayısız insânî, toplumsal, ekolojik kötülüklere kaynaklık ediyor. Velhasıl tam bir sürdürülemezlik, sürdürülebilemezlik durumu ortaya çıkarmış bulunuyor...

Ve fakat, egemen söylem, tam da kapitalizmin sürdürülebilemezlik durumu ortaya çıkardığı bir zamanda ve tuhaf bir şekilde, sürdürülebilir kalkınma söylemini peydahlamış bulunuyor. Bilindiği veya bilinmesi gerektiği gibi, bu tam bir ideolojik manipülasyondur. Zihinsel bir dalaveredir. Bu bir oxymoredur ki, oxymore, yanyana getirilmesi caiz olmayan, uygun olmayan, antinomik, karşıt anlamlı iki kelimeyi veya kavramı yan yana getirmeye deniyor: Faizsiz bankacılık gibi, parlak karanlık gibi... Hem banka olacak hem de faizsiz olacak! Böyle bir şey mümkün müdür? Oysa, bu dünyada ve kapitalizm geçerliyken kalkınma diye bir şey mümkün değildir. Ve esasen kapitalizm koşullarında kalkınma denilen sermayenin büyümesidir, sermayenin genişletilmiş ölçekte yeniden üretilmesidir. Sermayenin büyümesi eşittir kalkınma şeklinde bir özdeşlik varsaymak abestir. Kalkınma diye bir şey mi var da, sürdürülebilirliğinden söz edilsin?
Eğer balıklar ‘denizde yaşadıklarını bilselerdi’ durum değişir miydi? Zira, balıklar ölüyor, hızla yok oluyor... Bu soruyu tartışmayı sonraya bırakarak, geçerken şu kadarını söyleyebiliriz: Eğer insanlar ‘kapitalist bir toplumda yaşadıklarını bilselerdi, velhasıl kapitalizmi bilselerdi, anlasalardı, onu anlayacak yüksekliğe çıkabilselerdi, balıkların ölümünü engelleyebilirlerdi... Başka türlü ifade edersek, insan soyu böyle bir saçmalığa izin vermezdi... Balıkların ölümü, kapitalist mantığa göre işleyen bir yıkıcı bir sistemden, bir üretim, tüketim ve yaşam tarzından kaynaklandığına göre...
Şimdilerde kapitalist sistemin [ki, kapitalizm emperyalizmdir] tartışmasız bir sürdürülebilemezlik tablosu ortaya çıkardığı bir vakıa ise eğer, bu, neden böyle bir durumun ortaya çıktığına açıklık getirmeyi, anlaşılır kılmayı, bilince çıkarmayı gerektirir... Bunun da yolu kapitalizmi anlamaktan geçebilir... Fakat daha önce kısaca da olsa, kapitalizmin anlaşılmama sorunu üzerinde durmamız gerekiyor. Ya da anlaşılmama ne ile ilgilidir? Hangi nedenler kapitalizmin anlaşılmasını engelliyor, değilse zorlaştırıyor? Bu soruya açıklık getirmek için de, başka bir soruyla devam edebiliriz: Kaptalizmi kendinden önceki üretim tarzlarından, sosyal formasyonlarlardan, medeniyetlerden ayırd eden hangi özellikler/ farklılıklar söz konusudur?
İlk hatırda tutulması gereken şudur: Kapitalizmin eni-sonu 500 yüzyıllık geçmişi var. Oysa insan soyunun geçmişinin bir kaç milyon yıl kadar, akıl sahibi insan anlamına gelen homo sapiens’in de 50 bin yıl kadar geriye giden tarihi olduğu söyleniyor.
Dikkat edilirse, 500 yüzyıllık kapitalizm çağı, insanlık tarihinde sadece küçük bir parantez. Buna rağmen bu kadarcık zamanda insanlığın ve uygarlığın geleceğini tehlikeye atmış bulunuyor. O halde vakitlice kapitalizmden çıkmak, parantezi kapatmak gerekiyor.
Kapitalizmin anlaşılmama sorunu söz konusu olduğunda iki tür nedenden söz edebiliriz: 1. Anlamamanın/anlaşılmanın engellenmesinin bilinçle veya ideolojiyle ilgili nedenleri; 2. Kapitalizmin yapısından, işleyişinden, temel dinamik ve eğilimlerinden, velhasıl kapitalizmin bizzat kendisinden kaynaklanan nedenler.
Bilinçle ilgili unsurların başında da, kapitalizmi neredeyse bir dünya cenneti olarak sunan şu iktisat bilimi denilen ideolojik safsatalar geliyor. Üniversitelerde sadece bilim değil, sosyal bilim dallarının en serti [doğa bilimlerine en yakın olan anlamında] olarak okutulan iktisat, [economics diyorlar], aslında bilimler dünyasıyla değil, ideolojiler dünyasıyla ilgilidir. Kapitalist sınıfın ihtiyacına cevap verdiği için, kapitalizmi meşrulaştırdığı için, bilim sayılıyor ve yere göğe de konmuyor. Oysa, iktisat bilimi denilen ideolojik safsataların iki şeyle ilgisi yoktur: Birincisi, bilimle bir ilgisi yoktur; ve ikincisi de bu dünyanın gerçekliğiyle bir ilgisi yoktur.
Marx’ın devasa eseri Kapitil’in alt-başlığı: bir ideoloji olarak Ekonomi Politiğin Eleştirisidir. Sadece Ekonomi Politiğin Eleştirisi değil. Eğer Samir Amin’in de isabetli bir şekilde söylediği gibi, “ekonomi politik ideolojisinin eleştirisi” olarak değil de, sadece “ekonomi politiğin eleştirisi” olarak alınırsa, o zaman onu bazı kötülüklerden, bazı olumsuzluklardan arındırarak işe yarar hale getirmek mümküdür anlamı çıkar. Ama ideoloji söz konusuysa eğer, tartışmanın zemini de bambaşka olacak demektir. Şimdilerde zaten ekonomi politik de denmiyor. Sadece economics [iktisat] deniyor... Öyleyse sadece ideolojiden arınmış değil, politikadan da arınmış saf bilim hoş geldi safa geldi...
Netice itibariyle, bilimselllik retoriği altında kapitalist sınıfın [burjuvazinin] sınıfsal/tarihsel çıkarına uygun olarak üretilmiş ideolojik tezler sayesinde, tam bir ücretli kölelik sistemi olan kapitalizmi meşrulaştırmak mümkün hale gelebiliyor. Onun için bu alanda yürütülecek radikal ideolojik mücadele, karşı hegemonya oluşturmak için vazgeçilmezdir. Nitekim, geçerli ikitisat ideolojisi, kapitalizmi rasyonel yegane sistem olarak sunmayı şimdilik başarabiliyor.
Kapitalizmin kendisinden kaynaklanan neden, kapitalizmde sömürünün gizlenmişliği, saklanmışlığı, görünmezliğidir. Bilindiği gibi, kapitalizmi önceleyen üretim tarzlarında sömürü saydamdır. Kölecilik durumu söz konusu olduğunda, efendinin zenginliğinin köle emeğine dayandığı açıktır. Kapitalizm öncesi dönemin haraca dayalı sosyal formasyonlarında ve onun feodal denilen versiyonunda yönetici/bürokratik elitin ve soylular sınıfının zenginliğinin de üretici köylüden [reaya, serf] alınan haraca ve/veya zorunlu çalışmaya dayandığı açıktır. Oysa, kapitalizmde saydamlığı ortadan kaldıran, sömürüyü gizleyen bir şey var: Orada işçi kapitalist patrona emeğini değil, iş gücünü, çalışma kapasitesini, çalışma/üretme yeteneğini satıyor ama emeğini sattığını sanıyor... Şöyle: diyelim ki, bir işçi bir kapitalist için günde 8 saat çalışıyor, ve diyelim ki, çalışma gününün ilk 4 saatinde aldığı ücerete eşit bir değer üretiyor. Geri kalan 4 saatte ürettiği değere kapitalist artı-değer olarak el koyuyor. İşçi 8 saatlik iş gününün sonunda eve dönerken, 8 saatin karşılığını aldığını sanıyor. Eğer, işci de feodal dönemdeki serf gibi, haftanın üç günü kendine, üç günü de kapitaliste çalışsaydı durum açıkça görünürdü ama kapitalist üretimde işçi hep aynı yerde, aynı makinaları kullanmak zorunda olduğu için, sömürünün görünürlülüğü ortadan kalkıyor. Oysa, aslında verdiğimiz örnekte işçi her bir dakikanın 30 saniyesini kapitalist için çalışmış oluyor... İşte bu durum kapitalizmin anlaşılması bakımından bir zorluk ortaya çıkarıyor. Marx, artı-değer teorisini ortaya atarak, kapitalist sömürüyü teşhir ederek, kapitalizmin büyüsünü çözerek, devasa bir teorik buluş yapıyor ve kapitalizmin sömürülen ve ezilen sınıflarına kapitalizmi aşmayı, komünist perspektifi işaret ediyordu...
Kapitalzimin yapısından ve işleyişinde kaynaklanan ikinci bir neden de, kapitalizm koşullarında sınıf atlamanın, sınıf değiştirmenin mümkün olmasıdır. Kapitalizm öncesinin üretim tarzlarında veya prekapitalist sosyal formasyonlarda, sınıf değiştirme yolu kapalıydı. Mesela Osmanlı sisteminde: reaya oğlu reaya olur denirdi. Oysa kaptalizm geçerliyken madenci oğlu madenci olur denmiyor, köylü oğlu köylü kalır denmiyor... Kapitalizm koşullarında bir madencinin oğlunun egemen sınıf katına veya oligarşiye terfi etmesinin yolu kapalı değildir. Bir madencinin çocuğunun milyonerler, milyarderler katına çıkması potansiyel olarak mümkündür. Fakat orada gözden kaçan bir şey var: Gerçi bir madenci çocuğu ülkenin en büyük kapitalistleri arasına dahil olabilir ama böyle bir şeyin gerçekleşme olasılığı, eni-sonu lotodan büyük ikramiye kazanma olasılığı kadardır... Durum böyledir ama sıfırdan başlayıp mültimilyarder olanların başarı öyküleri dillerden düşmez... Ve bu boşuna yapılmaz... Bir kişinin milyarder olması için kaç yüzbin, veya kaç milyon kişinin mülksüzleşmesi, proleterleşmesi, üretmek ve yaşamak için gerekli araçlardan mahrum olması ‘gerektiği’ sorun edilmez...
Bu tür meşrulaştırmalar, sonuç itibariyle ‘kapitalizmin insanlığın normal hâli’ olduğu bilincini canlı tutuyor ve söz konusu bilinci yeniden üretiyor. Burjuva ideolojisinin derin çekirdeğini iktisat bilimi denilen oluştursa da, kapitalizmin insanlığın normal hali sayılmasında, öyle sunulmasında ve meşrulaştırılmasında diğer sosyal bilim disiplinlerinin rolünü de hafife almamak gerekir.
 
Kapitalizm koşullarında işlerin sarpa sarması, kapitalizmin bir dizi özelliğinden, özgünlüğünden, orijinalliğinden kaynaklanıyor:
1. Kapitalizmde ekonomi toplumun diğer kertelerinden, veçhelerinden, bileşenlerinden, yapıcı unsurlarından bağımsızlaşmış durumdadır. Oysa, bir toplumsal yapının sağlıklı işleyebilmesi için toplumsal yapıyı veya bütünlüğü oluşturan ekonomik, sosyal, politik, etik, estetik... kerteler veya belirleyicilikler arasında uygun bir denge ve tatamlayıcılılık olması gerekir. Kapitalizmde ekonomik kertenin sadece diğerleri aleyhine belirleyiciliği artmakla kalmıyor, aynı zamanda diğerlerini kolonize ediyor ve tabii kendine bağımlı hale getiriyor... Karl Polanyi bu duruma dikkat çekiyor, itiraz ediyordu. Polanyi’ye göre ekonominin topluma değil de toplumun ekonomiye tâbi olduğu durum, bir sapmaydı ve toplumun normal hâli değildir... Şimdilerde sürdürülemezliğin belirginleşmesinin gerisindeki nedenlerlerden biri işte bu sapmadır... Dolayısıyla bu tersliğin aşılması gerekiyor.
2. Kapitalizmin bir başka özgünlüğü veya orijinalliği, üretici sınıf olan işçi sınıfının toplumdaki durumuyla ilgilidir. Kapitalist toplumun üretici sınıfı olan işçi sınıfı, yaşam için gerekli araçlardan [üretmek ve geçinmek için gerekli şeyler] yoksunlaştırılmış, mülksüzleştirilmiş durumdadır. Zaten kapitalizm demek, mülksüzleştirirek sermaye biriktirmek demektir. Kapitalizm varolabilmek için mülksüzleştirilmiş bir sınıfa ihtiyaç duyuyor/ dayanıyor ve her ileri aşamada da mülksüzleştirilmiş kitleyi [proletarya] büyütüyor. Bu niteliğinden ötürü kapitalizm yıkıcı/tahrip edici [destructive] bir sistemdir. Her ileri aşamada işsizliği, yoksulluğu, sefaleti, insânî yabancılaşmayı ve doğal çevre tahribatını derinleştirmek durumunda ve başka türlü yapması mümkün değil... Durum böyleyken, insanlara sabrederlerse ilerde işlerin düzeleceği, yoluna gireceği söyleniyor...
3. Kapitalizmin bir başka özgünlüğü de üretimin yapılış amacıyla ilgilidir.. Bir meta uygarlığı olan kapitalizmde, üretimle ihtiyaçların tatmini [karşılanması] arasındaki bağ kopmuş durumdadır. Kapitalist, pazarda satmak, kâr etmek için üretim yapar. Asıl amaç kullanım değeri değil, değişim değeri üretmektir. Her üretim çevrimi sonucunda elde edilen kârın [ artı–değerin] en büyük bölümünün de sermayeye dönüştürülmek üzere, yeniden yatırıma yönlendirilme zorunluluğu [yıkıcı rekabetten ötürü] vardır. Ve sonuç itibareyle şöyle bir durum ortaya çıkarıyor: Her seferinde daha çok üretim, daha çok kâr, daha büyük sermaye... Bu da araçlarla amaçların ters/ yüz olması, öküzün arabanın arkasına koşulmasadır. Marx, Kapitalde, kapitalistin amacını şöyle özetliyordu: Amacı, yalnız kullanım-değeri değil, onunla birlikte meta üretmektir; yalnız kullanım değeri değil, değer üretmektir; yalnız değer değil, aynı zamanda artı değer üretmektir” Böyle bir sistemin toplumun asgari ihtiyaçlarına bile cevap vermesi mümkün müdür?
4. Dördüncü bir özellik de, kapitalizmle birlikte iktibas yolunun artık kapanmış olduğudur. Bilindiği gibi, kapitalizm öncesi dönemin üretim tarzlarında veya sosyal formasyonlarında, bir uygarlığın ilerlemesi, diğerlerinin de ilerlemesinin, ileri doğru hamle yapmasının koşuluydu. Bir uygarlık, üretimi ve yaşamı kolaylaştıran bir şey keşfettiğinde, başka toplumlar iktibas yoluyla aynı teknik buluşu kulllanarak bir üst düzeye çıkabiliyorlardı. Kapitalizm kendi dışındaki sosyal formasyonları biçimlendirme, biçimsizleştirme, çarpıtma, kendi ihtiyaçlarıyla uyumlandırma eğilimine ve dinamiğine sahip olduğu için, söz konusu yol kapanmış bulunuyor...
5. Beşinci önemli özellik de, kapitalizmin kutuplaştırıcı bir temel eğilime sahip olmasıdır. Bir sömürü metabolizması olarak işlemesi, sermaye birikiminin her aşamada mülksüzleştirirek yol almasının bir sonucu olarak, bir kutupta zenginlik yaratması karşı kutupta yoksulluk yaratmasına bağlıdır. Bu da muasır medeniyet seviyesini yakalama perspektifinin, kapitalizm koşullarında bir kıymet-i harbiyesinin olmaması, yakalamanın imkânsızlığı demektir...
6. Kapitalizm her aşamada ileri teknoloji üretmeye mecburdur ve kapitalist mantığın gereği olarak üretilen teknoloji, insanlar kolay üretsinler, kolay yaşasınlar diye üretilmiyor. Sömürüyü derinleştirmek, kâr oranını ve kâr kütlesini, yani sermayeyi büyütmek amacıyla üretiliyor. Aksi halde bunca teknik ilerlemeye rağmen, işlerin sarpa sarmasını anlamak zorlaşırdı...
7. Kapitalizmin mantığı, temel eğilimleri ve dinamikleri veri iken, sistemin insânî, toplumsal ve ekolojik kötülükleri büyütüp/ derinleştirmeden yol alması mümkün değildir.
8. Kapitalizm kendini sınırlamayı bilmez, durmayı bilmez /duramaz. Freni patlamış bir kamyon gibi, nereye çarpacağı belirsizdir.
9. Kapitalizmin bir tuhaflığı da etik kaygılara külliyen yabancılaşmış bir sistem oluşudur. Amoral [ ahlâk dışı] deniyor ama aslında ahlâksız denmesi gerekiyor... Kapitalist bir yere gelip üretim yaptığında, bir şey ürettiğinde, doğal çevreyi tahrip eder, canlıları yok eder, havayı ve suyu kirletir, biyolojik çeşitlliği yok eder, doğal dengeyi tahrip eder ve başka türlü yapması mümkün değildir. Durum böyledir ama insanlara ekseri yıkılan değil, yapılan gösterilir ve yapılan da ilerleme, modernleşme, bizde çağdaşlaşma, büyüme, kalkınma, vb. olarak sunulur...
10. Nihayet kapitalizm emperyalizm üretmeden, emperyalizm savaşsız ve hegemonya da düşmansız yapamaz...
 
İşte, kısaca sözünü ettiğimiz temel eğilimlerin ve dinamiklerin bir sonucu olarak, artık genel bir sürdürülemezlik tablosu ortaya çıkmış bulunuyor.
Bu durumdan çıkmak, kapitalizmi aşmak, yeni bir şey yapmak, mümkün ve gereklidir. Gereklidir zira, bütün bu olup-bitenler, insan iradesini aşan insan üstü güçlerin marifeti değildir... Eğer yüzyüze geldiğimiz insâni ve sosyal kötülüklür, ekolojik riskler, birilerinin verdiği kararların, tercihlerin, politikaların sonucuysa ki, öyledir... o zaman başka insanların, başka tercihleri, başka politik pratikleriyle de pekâlâ başka şey yapmanın, başka türlü yapmanın da yolu açık demektir...

Fikret Başkaya

 
19.06.2011 (Gölge Adam)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

FİDAN VE İSTİFA... KAPTAN Yazdı

YAŞASIN CUMHURİYET/ ARZU KÖK yazdı

Dinle Kalkınmış, Devrimle Geri Kalmış Ülke Gösteremezsiniz!

Sürdürülebilir Mali Politikalarla Sürdürülemeyen Emeklilik Mahinur Şahbaz

SONRA YAPILACAK TEK ŞEY VAR

Babam/...Arzu Kök

Tahir Canan'dan Yediği yemeğin parası isteniyor...

23 Nisan / ARZU KÖK

ÇÖLDE OLUŞTURULAN VAHALAR / ARZU KÖK

TARİHE DÜŞEN KARA BİR LEKE...PROF.DR.LEVENT SEÇER

SAVAŞA VE SAVAŞLARA HAYIR/ Şenol Eker

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.../ Arzu Kök

TGB ve Sorumluluk...

TGB'liler Sizler Hainsiniz...

Fıkra Selah Hoca'dan Yorum Benden...

Bizim Varak Size Küçük Gelmiş Olabilir Mi?

Gaziantepspor ve İbrahim Kızıl ve de Ata Aksu..

Prensip Sahibi Yaşar Ağyüz !

98 Trilyonluk ihale...

Sizin hiçbir suçunuz yok küçük hanımlar/SUHAM ELMAS- BAHREYN

24 OCAK EKONOMİK KARARLARI -2 / Erkan Türüdü

24 OCAK EKONOMİK KARARLARI-1 / Erkan Türüdü

24 OCAK KARARLARI /Hasan Mahmut Devrez

İSHAK KONYA'YA..

Cehaletin Sesi Aklı Susturuyor.../ Arzu KÖK

Son pişmanlık!

İşte Yılın Fıkrası..

BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)

ERKEK EGEMEN POLİTİKALAR VE TECAVÜZ.../ Arzu KÖK

YAŞASIN CUMHURİYET / Arzu KÖK

ÇARESİZLİĞİN RESMİ YAPILABİLİR Mİ?.../ ARZU KÖK

Issız ada Lütfen okuyun.!!!!!!!!!!!!!!!‏

Kim kaleme aldıysa eline yüreğine sağlık...‏

EKİM AYINDA İDAM EDİLEN YOLDAŞLARIMIZA,

ŞİVEYDİZ/.. Ahmet AYAZ Yazdı..

BATAN GEMİ VE BİREYLER /Arzu Kök

12 EYLÜL DARBE SÜRECİNİ KISACA HATIRLASAK…/Fatih Aydın

bugün oniki eylül...‏/selah özakın

YOK EDİLMİŞ ZENGİNLİKLERİMİZ…/Fatih Aydın

"İKONCAN" lar'dan KUAFÖR' lük Stil'leri / Ali YATKIN

M. Ali DIYARBAKIRLIOGLU..Ressam... Arkadaşlarım

Kayserilinin Biri/ Ali Kıroğlu

ÇOK ÖNEMLİ OKUYUN-OKUYUN-BİR DAHA OKUYUN.......

KANDİL TOPRAKLAMA MI?

SOMALİ ÇIKARTMASI, PARDON SHOW’U../Fatih Aydın

MİHRİ Belli

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR! /Levent Turhan

MEMLEKET’DEKİ OYUN HAVALARI -AŞIRI SICAKLARDA DOST MECLİSLERİ/ ALİ YAT

SOPALI TÜRKLER KİMİN KAHRAMANI ?

DÜNYEVİLEŞ ME

Fatih Aydın / DEMOKRATİKLEŞİYOR MUYUZ?

Acil Haber

Bu Yazı Canınızı Sıkabilir

GAZİANTEP TÜRKİYENİN 6 NCI BÜYÜK ŞEHRİ DENİLİYOR,/‏Mustafa Kurtbey

Mısır Devrimi Devam Ediyor / Ergin Yıldızoğlu

Antep Erkekleri Ne İstiyor Biliyor musunuz?

BATAKLIĞIN ADI SPOR OLURSA…/ Fatih Aydın

ESNAF lardan - ARŞİV ler / Ali YATKIN

yüzde ellinin sırrı?

Siyasi mizah gazetesi: Marko Paşa - Diyar Saraçoğlu

CAN ATAKLININ YAZISI.. DORT GÜN İÇİNDE SADECE 11 KİŞİYE YOLLAYIN‏

BİLGİSAYAR TERİMLERİNİN OSMANLICA MEALLERİ...‏

İcradan yazı gelirse ne yapılmalı‏

BİZ MASUMUZ

Bugün Yazı Yok

SEÇİM-LER VE SONRA-LAR / Ali Yatkın

Aday Ama Hücrede/ Orhan Bursalı. Cumhuriyet Gazetesi

Hoca Kendini Helak Edecek

ELDEN ÖDEME!

Halit Çelenk’e

Yılın Fıkrası

Hangi Hastayı Ameliyat Etmek Daha Kolay ?

“TORBA” landık “ÇUVALLADIK”/Ali YATKIN

Harika Bir Yazı

ÇOCUKLUĞUMUZDA...

EKONOMİK BÜYÜME KANDIRMACASI

RÜZGAR GİBİ GEÇTİ / ALİ Yatkın

68 Kuşağının Anlatılmayan Öyküsü‏

Yetenekli Çocuk !

"DİPLOMA KUAFÖRLER'İ" / Ali Yatkın

AKARYAKITTA NASIL KAZIKLANIYORUZ?/ Mustafa Kızıklı

İLK BATILILAŞMA KAHRAMANIMIZ: II. MAHMUT/ Hasan TÜLÜCEOĞLU

"Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın!"

14 Ocak Cephesi kuruluş bildirgesi - Tunus

"PARA PARA PARA"/ Ali YATKIN

İDEAL ERKEK NASIL BİRİ

"YENİ YIL" ve "TAKVİM YAPRAKLARI" / Ali YATKIN

MİLLETİN VE DEVLETİN BEKAASI İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ /Mustafa KIZIKLI

EŞEĞİNE GÜCÜ YETMEYEN SEMERİNİ DÖVERMİŞ/Mustafa KIZIKLI

Başbakan Bunları Söylemedim Diyebiliyor Mu?/Burhan ÖZBEY

ÇOK DİLLİ SENFONİ /Hasan TÜLÜCEOĞLU

Yolsuzluk iddiaları ve “suskunluk!” /BURHAN ÖZBEY

İki dil mi? İkincisi Laz’ca, Çerkez’ce, Gürcü’ce yoksa Boşnak&

Kılıçdaroğlu ve Batum bunu bize nasıl açıklayacaklar?/BURHAN ÖZBEY

YUMURTAYI HANGİ UCUNDAN ATMALI? /Hasan TÜLÜCEOĞLU

Sosyal patlamanın ayak sesleri /BURHAN ÖZBEY

" O tokat"/ Burhan Özbey

“Utanç yılları”nın acı tablosu /BURHAN ÖZBEY

Beyaz Ayı

Sömürgen ülke yönetimlerinde "dini hassasiyet avcıları!"/ Burhan Özbey

Esaret cesaretsizlikle gelir.../BURHAN ÖZBEY

"3M rüşveti"nin soruşturması ne oldu? Takipçiyiz.../ Burhan Özbey

Papazın Papaganı!..

Tam Aziz Nesinlik....Fıkra gibi ya....!

POLAT’IN SECDESİ /Hasan TÜLÜCEOĞLU

"décapiter" ne demek?‏

TÜRBANA SERBESTLİK GELİR Mİ? /Hasan TÜLÜCEOĞLU

EĞİTİMDE DEĞİŞMEYEN-Hasan TÜLÜCEOĞLU

Kuaförler- Nişantaşlılar- Ali Yatkın

EZANIN TÜRKÇE OKUNMASININ ÖYKÜSÜ

Sezen Aksu'ya Açık Mektup

82 ANAYASASININ KALICILIĞI-Hasan TÜLÜCEOĞLU

HALA EVET DEMEK İSTEYENLER İYİ OKUYUP DÜŞÜNSÜNLER

SULTAN ABDULAZİZ’İN MENDERES BENZERLİĞİ- Hasan Tülüceoğlu

CENNETLİK

Neden Hayır? Celal Topkan- Adıyaman Eski Milletvekili

Biraz da Gülelim

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

Yandaşlar nasıl ve niçin vergi kaçırır ?

LAYIGLIG NEDİR?

AZİZ NESİN’İN DEDİĞİ DOĞRU DEĞİLSE! Hasan TÜLÜCEOĞLU

ANAYASA PAKETİ KÖŞESİZ VE DÜZ…

MUCİZE BESİNLER

Araplarda Kadını Adı!..

ASIL FAKTÖR KÜRT HALKI Hasan TÜLÜCEOĞLU

Bu Fıkrayı Yalnızca Türkler Anlar!

GEMİ’DEN EKSEN’E, İŞMAM ANAYASA MAHKEMESİNDE-Hasan TÜLÜCEOĞLU

MAĞDUR PERİNÇEK’İN HAKKINA SAHİP ÇIKMAM, MAĞRUR ERDOĞAN’I ELEŞTİRMEM

SINIF İLE ETNİSİTE: GERÇEKTEN BAĞDAŞMAZ MI?

Kanserin Ölümü( Mutlaka Okuyun)

Öyleyse Çankaya Kimin Taşeronu?

Milli Piyango !...

İnsan Olmak

İnternete Düşenler !...

O GEMİDE ASLINDA KİMLER VARDI?

AYNI TEZGAH-- AYNI EKİP--YENİ AK-TİVİSTLER:

Maillere Bakmak !

Hapı yuttun oğlum....

YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEDİKLERİ BU

*HAZIRCEVAP...*

Ölmeyen Deniz'den

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Fıkra..Superrr

KADIN KAMYON ŞÖFÖRÜ OLURSA

Siz Potomyayı bilir misiniz?

Ali Yatkın'dan Mektup Var...

Hesap Ortada

''YAKIŞIR OĞLUMUZA''

Öbür Dünyada Maliye Var mı?

Zamane Tıp Fakültesi

Ali Yatkın'dan Mektup Var

*HAZIRCEVAP...*

Ali Yatkın'dan Mektup Var...

Unutmayın ..Bu yalnızca bir Fıkra

TEMEL FBI MÜLAKATINDA !

Mümkünse Okuyun

NEOLİBERAL BELEDİYECİLİK SOYGUNCULUKTUR…

DEVLET BALONLARIMI GERİ VER

Temel ile Fadime

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Kızılderililer !

ÖĞRETMEK, SEVMEKLE BAŞLAR

RAHMET OKUMAK......

SOL ne Demek SAĞ ne Demek ?

ZEKİ KADINLARA SAYGILARIMLA……..

Banu Avar'dan Çağrı...

Ağzına sağlık Gülse Birsel...

Eğer Birgün Müdür Olursanız !

Biraz da Gülelim

Hayatın bize 45 dersi‏

Pakize Suda'ya Teşekkürler

MUTHiS BiR ZAHiDE UCAR YAZISI HEMEN OKUYUNUZ

Tüm erkeklere sevgilerimle...‏

TAYYİP ERDOĞAN’A GÜVENDİM ,O BENİM HIYARLIĞIM

TECAVÜZ

BUGÜN YAZI YOK

Önemlidir

AMERİKAN SÜT TOZU

Ali Yatkın'dan Mektup Var

Hayat kurtaran teknikler

Savaş Süzal Amerika'dan Bildiriyor

Bu yazıyı yazan "yürekli" gazeteci hanımı kutluyorum..‏

antepli pambık prenses ve yeddi gudduklar süper ya çok güldüm‏

Kürt sorunu...‏

Haceli’ye acil mektup

Tayyip'in Saati !

TANRI NE MÜHENDİSİ ?

Kalıplaşmış kafalara bunu anlatmak kolay değil.

*Dünya Rakı Günü **

İşte Biz Böyle Yaparız !

Evlilik Nedir ?

Arkadaş Önemli

ALİ YATKIN DOMUZ GRİBİ HAKKINDA YAZI‏

Güler Zere'yi öldürüyorlar

Erzurumlular liyahh..‏

1 KASIM 2009 GÜNÜ SABİT TELEFONLARI SUSTURUYORUZ.

Avusturalya ya mı gitsek ne!!!!!!!!!!

Yeni Evli Çift !

Benim HAKKIMI kim yiyorsa Haram Zıkkım olsun...

ÖNEMLİ BİLGİ... LÜTFEN OKUYUNUZ

Ve kavga böyle başladı...

Biyoloji Sınavı !

İŞBİRLİKÇİLER

Markete gittiniz.

Mafya, Küresel kapitalizm ve Devlet

Günaydınnnn‏....

ONLAR YASAKLIYOR... BİZ YÜRÜYECEĞİZ...

Ne güzel cahildik(!).

Antepli ve Sigara Yasağı !...

Bildirmece

İki Resim Arasındaki Farka Yanıt !

LÜTFEN OKUYUNUZ ..... ( Çok önemli )

MİLLETVEKILLERIMIZ KPSS'YE GIRSIN

YOK BÖYLE BİR TEMEL FIKRASI ::))))‏

KEZBAN SENDEN SONRA NE OROSPULAR TÜREDİ'Kİ!!!

KÜRESEL VAMPİR

**Bir sürpriz, ister inan ister inanma***

Ata Sözlerindeki Tezatlar

Liberalizm, Kapitalizm ve Sol

BU RAKAMLARA DİKKAT!!!!

AÇILIMIN ARKASINDA NE VAR?

Kocanın Has'ı Sarhoşken Belli Olur..

S a d a k a t..... ( ! ) :-))))

ÖNEMLİ........

“Musa’lı Faizli Forex, İsa’lı Sezar Forex’i ve İslami Fa

Vahbi Koç'tan Anlamlı Bir Nasihat

En Derin Çingeneyim…

İki resim iki seçenek ( Doğu Perinçek )

Sigara Yasağı Faşizmdir

İşkencecilerin yargılandığı bir ülke istiyoruz!

Dincileşme, reklam, ticaret... hepsi bir arada

Gericilik Ergenekon'la sıvanır mı?

OHH BEEE....NE MUTLU BİZEEE

İBRET ALINACAK BİR HİKAYE, ZOR BİR SINAV

FALCI

HİTİT DUASI

Su Nasıl İçilmeli?

ERTUĞRUL ÖZKÖK'E YANIT : "BORÇLUSUN!"

Yeni 68'li

Başbakan'a Hindistan'da Ne Verdiler?

VEEE, SAKIN ÇIĞLIK ATMAYIN !

ZEYTİNİN TERİ

İşçinin Parasıyla Sömürü Nasıl Artırılır?

BELKİ OKUDUNUZ AMA BİR DAHA OKUYUNUZ..

Yav Bırak Mustafa Abi Yaa!?

Türkiye'de İnternet siteleri paralı olur mu?

Aşk Antepfıstığı mıdır?

Pezevengin asıl anlamı !

İhanet Fuarı: Gaziantep’ten Antep’e giden yol...

Fıkralar !

KENTİN SESİ - Gaziantep Yazıları

Atatürk Döneminde Torpil Nasıl Yapılır ?

Dikkatli Okumanızı Öneriyorum

Kentin Sesi- Gaziantep Yazıları

ANTEPLİ Bir Kebapçının Reklam Broşüründen Harfi Harfine Alınmıştır

YAZIK OLDU VALİLİK MAKAMINA

Ömür Dediğin

Süperrrr...

ÖPÜCÜK HESABI

Yeter ki Emret '

Kadındır Dikkat !

*SADRAZAM*

Babası Öldü

Can Yücel Efsaneleri

Soykırım yapmadık, vatan savunduk.. özür dilemiyoruz...

erkek beyni pahalı :)

ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN!....

ÜMRANİYE bOMBALARI

Nasıl Ölmek İstersiniz?

İş görüşmesi

DİLE BENDEN NE DİLERSEN !..

TÜRK CEHENNEMİ

İŞTE ERGENEKON SAVCISI

İmam ve Tanrı ...

Edison Cennete Gider mi? Ve Cansız Hoca

Bizim Temel Hacca Gitmiş !..

İçimizdeki Tehlike