'Savaşa hayır' dediği için tutuklanan Esin Kavruk’a tahliye

'Savaşa hayır' dediği için tutuklanan Esin Kavruk’a tahliye

'Savaşa hayır' dediği için tutuklanan Esin Kavruk’a tahliye

Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük operasyonu sırasında “Savaşa hayır” paylaşımı yaptığı için tutuklanan sağlık emekçisi Esin Kavruk tahliye edildi. 
 
Türkiye’nin 9 Ekim 2019’da Kuzey ve Doğru Suriye’ye dönük başlattığı operasyona sosyal medya paylaşımlarında “Savaşa hayır” dediği için 11 Ekim 2019’da tutuklanan ve hakkında “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle dava açılan Esin Kavruk’un ilk duruşması Çağlayan’daki İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Esin Kavruk ve avukatlarının hazır bulunduğu davayı ailesi ve çok sayıda kişi izledi. 
 
Kavruk savunmasında savaşa karşı olmanın suç sayılamayacağını belirtken, kimsenin iktidarı sevmek veya düşüncelerini onaylamak zorunda olmadığını vurguladı. Sosyal medya paylaşımlarının dünya görüşünü yansıttığını söyleyen Kavruk, "Ben Alevi ve sosyalist bir ailede doğdum. Sosyalist dünya görüşüne mensubum. İktidar tarafından oluşturulan korku ortamıyla muhalif tüm kesimler baskılanmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda çeşitli dernekler ve sendika mensuplarıyla ilgili olarak sayısız davalar açılmaktadır. Hukuk, muhalefeti bastırma aracı olarak kullanılmaktadır. Hukuki değil siyasi kararlar verilmektedir. Savaşa karşı çıktım. Savaşa birçok ülke ve milyonlarca insan karşı çıkmaktadır. Yine Türkiye halkının büyük bir kısmı savaşa karşı çıkmaktadır. Herkes siyasi iktidarı sevmek veya desteklemek zorunda değildir. Fosfor bombalarını desteklemek zorunda değilim. İzin verilen mitingler suç unsuru olarak gösterilmektedir. DİSK'e bağlı Der-Sağlık İş üyesiyim. HDK kongre üyesiyim. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. 
 
Kavruk’un avukatı Gülizar Tuncer de savaş tezkerelerinin meclise sunulması sonrası her şeyin suç sayıldığına işaret etti, hiç kimsenin iktidarın savaş politikalarını desteklemek zorunda olmadığını vurguladı. 
 
İktidarın kendisi gibi düşünmeyen herkesi “suçlu” ve “terörist” olarak gördüğünü belirten Tuncer, savaş karşıtı olmanın suç sayılamayacağını kaydetti. Tuncer, “Bir kısım insanlara dava açılarak gözdağı verilmek istenmektedir. 3713 Sayılı Yasa’nın 7/2 maddesinde 2013 yılında değişiklik yapılmıştır. Maddede suçun unsurları bellidir. Yine 2019 yılında bu maddede bir değişiklik daha yapıldı. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç sayılamayacağı hüküm altına alındı. AİHM, Anayasa Mahkemesi’nin Ayşe Çelik, Barış Akademisyenleri kararı da bu kapsamdadır. Somut olayda suçun maddi manevi unsurları gerçekleşmemiştir. Bir kısım paylaşımlar sanığın kendi paylaşımları, bir kısım paylaşımlar da başkasının paylaşımlarıdır. Daha ağır paylaşımlar hakkında işlem yapılmamıştır. Somut olayda propaganda amacı yoktur. Sanık Esin Kavruk özel muayenehanede çalışmaktadır. İş telefonu ve özel telefonuna el konulmuştur. Hastalar ile iletişim sağladığı telefona el konulmuştur. Hasta mahremiyeti ihlal edilmiştir. Zorla cezaevinden tükürük örneği alınmıştır. 10 yıldır aynı evde yaşamaktadır. Tutuklama koşulları olmadığı halde mahkemeniz tensiben vermiş olduğu kararda yine tutukluluk incelemesinde tutuklama koşulları var gibi göstermiştir. Yine tutukluluk incelemesinin sanık ve vekilinin beyanları alınarak yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu hükümlere de uyulmamıştır. Sanığın tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
 
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklulukta geçirilen süre, delil durumu, Anayasa'nın 13'üncü maddesindeki hukuki düzenlemeleri dikkate alarak Kavruk hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması şartıyla tahliyesine karar verdi. 
23.01.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz