Perinçek, Akit'e konuştu: ben Ateist değil, Müslümanım

Perinçek, Akit'e konuştu: ben Ateist değil, Müslümanım

Perinçek: Bayram namazlarını kaçırmam, Cuma namazlarına vakit nispetinde gitmeye çalışıyorum

Yeni Akit yazarı Mehmet Koçak, Atatürk'e hakaretleriyle bilinen tarihçi Mustafa Armağan ve Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek buluştu. "Son zamanlarda buluşup görüştüğüm o kişilerden biri Doğu Perinçek’tir. Doğrusu ben, onunla buluşmadan, tartışmadan ve onu ondan dinlemeden önce çok farklı bir Perinçek tanıyormuşum" diyen Akit yazarı Koçak, Perinçek'in "Ben inançlar üzerinden siyaset yapılmasını ve o yüce değerlerin istismarına ısrarla karşıyım. Ancak, merakınızı gidermek için ifade edeyim ki ben ateist değil Müslümanım. Bayram namazlarını kaçırmam, Cuma namazlarına vakit nispetinde gitmeye çalışıyorum” dediğini aktardı.

İşte Koçak'ın Akit'te anlattığı o buluşma:

Doğu Perinçek ile benim ikinci buluşmam oldu. O ilk buluşmada sorduğum her soruya ayrıntılı cevaplar almıştım. Bazı cevapları ve değerlendirmeleri beni şaşırtmıştı. 

Değerli dostum araştırmacı-tarihçi–yazar Mustafa Armağan ile sohbetimizde Doğu Perinçek’ten duyduklarımı naklettim.

O da benim anlatımlarıma şaşırmış ve benim davetim sonucu Doğu Bey ile de görüşerek üçlü bir buluşma gerçekleştirmek konusunda sözleştik.

Vatan Partisi İstanbul İl Başkanlığındaki buluşmamız gerçekten çok önemli ve anlamlı oldu.

Karşılıklı hasbihal bizi tarihe yolculuğa taşıdı ve derin tarihin en tartışmalı konularını irdeledik.

Doğruyu ve tarihi gerçekleri bulma adına görüşler masaya yatırıldı.

Mustafa Armağan bazı bilgi ve belgeleri göstererek, daha önce İngilizcesi yayınlanan Latife Hanımın Mustafa Kemal Paşa hazretlerine yazdığı mektubu yayınladığı için kendisine ceza verildiği hatırlattı. Aydınlık gazetesinde ise kendisi hakkında hakarete varan ağır eleştirileri yorumlu haberi gösterdi.

Doğu Perinçek, “Ben Atatürk’e, Sultan II. Abdülhamid’e hatta hiçbir insana hakaret edilmesini asla kabul etmem.

Ancak bir araştırmacı ve tarihçinin tarihi bir bilgi ve belgeyi, içeriği ne olursa olsun paylaşma ve kamuoyunu bilgilendirme adına yayınlamasına ceza verilmesini de asla kabul etmem. 

Bilgi ve belge asla hakaret olamaz. Bu cezalandırmalar, hukuk ve adalete zarar veriyor. 

Ayrıca bunun üzerinden hakarete varan yorum ve haberleri de bizim gazetemizde de yayınlanması asla doğru bulmam ve de kabullenmem.

Bunlar. Zaman zaman arkadaşları uyarıyorum” diyerek son noktayı koymuş oldu.

“BEN ATEİST DEĞİL, MÜSLÜMANIM”

Doğu Bey’e merak ettiğim soruyu sordum ve samimi bir cevap aldım.

“Ben inançlar üzerinden siyaset yapılmasını ve o yüce değerlerin istismarına ısrarla karşıyım. Ancak, merakınızı gidermek için ifade edeyim ki ben ateist değil Müslümanım.

Bayram namazlarını kaçırmam, Cuma namazlarına vakit nispetinde gitmeye çalışıyorum” diyerek başladığı konuşmasında şu görüşlerini sıralıyor:

“Hz Peygamberimiz müstesna bir insandır. Zulme karşı birleştirici olan ümmet anlayışıyla kabileleri İslam’ın temel prensiplerinde birleştirmeyi başaran büyük bir devrimcidir.

“ÜMMET ANLAYIŞI BİRLEŞTİRİCİDİR”

Ümmetin birleştirici ruhundan uygarlıkla bütünleşen medeniyetler doğmuştur. 

İslamiyet ile Türkler, ticaret ve medeniyet ile ahlaki değerleri yüceltmişlerdir. Ümmet anlayışı ile de çeşitli etnik kökenden gelen toplulukları bir arada tutmuşlardır.

Bugün İslam dünyasındaki dağınıklık ancak ümmet anlayışıyla aşılabilir.”

Doğu Bey’e birçok soru sordum en son sorum ise Cumhurbaşkanı ve hükümete bazı konulardaki desteğinin sebebini sordum.

Doğu Bey şu cevabı verdi:

“Şu anda Türkiye, terör örgütü PKK, FETÖ’nün yanında ABD emperyalizmi ile göğüs göğüse bir mücadelenin içindedir. 

Şimdi siyasi ihtirasların peşinde koşmak yanlıştır. Birçok konuda itirazlarımız olsa da Cumhurbaşkanına ve hükümete emperyalizme karşı yürütülen mücadelede destek vermek milli bir görevdir. 

Terör ve emperyalist güç odaklarına karşı sadece hükümetin üstesinden gelmesini beklemek yanlış olur. 

Topyekûn milletçe bu mücadeleye omuz verme adına biz de parti olarak gücümüz nispetinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için Cumhurbaşkanı ve hükümeti destekliyoruz.”

Şimdilik bu kadarla yetinelim, ilerleyen zamanlarda hasbihal ettiğimiz tarih, din ve siyasi konular üzerindeki sohbetimizin kalan kısımlarını bu köşeye taşımaya çalışacağım.

Her iki dostum siyasetin tanınmış simalarından Sayın Doğu Perinçek ve tarihçi-yazar Sayın Mustafa Armağan Beye bu buluşmayı hazırlamam konusunda gösterdikleri anlayışlarından dolayı teşekkürlerimi ifade ediyorum.

DOĞU PERİNÇEK KİMDİR

Doğu Perinçek, 17 Haziran 1942 tarihinde Gaziantep'te dünyaya geldi.

İlk ve orta tahsilini Ankara'daki Sarar İlkokulu'nda tamamlayan Perinçek, sonrasında Atatürk Lisesi'nden mezun oldu. Eğitimine Ankara Üniversitesi'nde devam etti. Üniversite zamanlarında bir süre Almanya'da yaşadı.

1964 senesinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.

Üniversite mezuniyetinin ardından aynı fakültede Kamu Hukuku kürsüsünde asistan oldu. Aynı sene 'Bilimsel Sosyalizm' ideolojisini benimsedi.

1968 senesinde "Türkiye'de Siyasi Partilerin İç Düzeni ve Yasaklanması Rejimi" isimli doktora teziyle hukuk doktoru oldu.

Aynı senenin Kasım ayında birkaç arkadaşıyla birlikte 'Aydınlık' dergisini kurdu.

1969 senesinde illegal örgüt olan Türkiye İhtilalci İşçi Köyü Partisi'ni (TİİKP) kurdu.

12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra tutuklandı ve TİİKP davasında 20 sene hapis cezası aldı.

İki buçuk sene hapis yattıktan sonra genel af ile serbest kaldı.

1978 senesinde Türkiye İşçi Köylü Partisi'ni kurdu. Aynı sene, Aydınlık'ı gazete olarak çıkarmaya başladılar.

12 Eylül 1980 darbesinde tekrar tutuklandı ve 8 sene hapis cezası aldı. 1985 senesinde serbest bırakıldı.

1987 senesinde 2000'e Doğru dergisinin genel yayın yönetmeni ve baş yazarı oldu. 1991 senesinde halen aynı derginin genel yayın yönetmeniyken Lübnan'da PKK terör örgütü lideri terörist başı Abdullah Öcalan ile görüştü. Önce dergide yayınlanan sonra kitap haline getirilip basılan bu görüşme, ülke gündemine bomba gibi düştü.

1991 senesinde, önceden elinden alınan siyasal haklarına tekrar kavuştu ve aynı sene Sosyalist Parti'nin 2. Büyük Kongresi'nde Genel Başkan seçildi.

2005 senesinde İsviçre'de bulunan Perinçek, Ermeni Soykırımı diye bir şeyin olmadığını söylemesi üzerine tutuklandı. 90 gün tecilli hapis ve 16.873 İsviçre Frangı para cezasına çarptırıldı.

Perinçek, Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında 21 Mart 2008 günü saat sabah 04.30 sıralarında, evine baskın yapılmak suretiyle, Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı gazeteci İlhan Selçuk, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu ve pek çok İşçi Partilinin de aralarında bulunduğu isimlerle birlikte gözaltına alındı. Yapılan sorgunun ardından tutuklandı. Perinçek; silahlı terör örgütü kurma, yönetme, zorla hükumeti ıskata teşebbüs, T.C. hükumetine karşı silahlı isyana tahrik, açıklanması yasak belgeleri temin etme suçlamasıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmıştır ve 5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında 117 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

6 Mart 2014 tarihinde Özel Yetkili Mahkemelerin TBMM kararı ile kaldırılmasının ardından 10 Mart 2014 akşamında tahliye edildi.

2015 senesinde, İşçi Partisi'nin ismi Vatan Partisi olarak değişti. Perinçek şu an Vatan Partisi'nin Genel Başkanıdır.

 

Odatv.com

20.10.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz