Biz Gaziantep'te  şiddeti konuşurken iki kadın daha öldürüldü!

Biz Gaziantep'te şiddeti konuşurken iki kadın daha öldürüldü!

Biz Gaziantep'te şiddeti konuşurken iki kadın daha öldürüldü!

Gaziantep’te Düztepe Mahallesi’nde küçük bir gözleme dükkanında kadılarla bir araya geldik. Gündemimiz şiddetti. Kadınların yaşamında karşı karşıya kaldıkları şiddeti konuşalım, derdimizi paylaşalım, neler yapabileceğimizi konuşalım istemiştik. Sohbetimiz bitip de ben bu yazıyı yazmaya başladığımda Antep’te ve Hatay’da 2 kadın daha öldürüldü. Biri boşanmak istediği için, diğeri ise müzik eşliğinde oynamadığı için öldürülmüş. O an bir kez daha anladım ne kadar çok konuşmamız, paylaşmamız ve dayanışmamız gerektiğini.
Bizim sohbetimizde de kadınlar şunları anlattı birbiri ardına...

ARTIK BİR KADININ DAHA ÖLMESİNİ İSTEMİYORUM

Yeter abla, çalışmaya başladığında kocası işsizmiş. Yeter abla yevmiyesini sabahtan alıyormuş çünkü eşine sigara parası ve çocuklara harçlık vermesi gerekiyormuş. Sonra kocası bir fabrikada işe başlamış ama, Yeter abla için daha kötü günler de başlamış. Ev işleri, yemek, çocuklar sorun olmaya başlamış. Eşinin kardeşi, “Ayağını kırsın evinde otursun. Kadın kısmı çalışmaz, çalışan kadının yüzü gözü açılır evde otursun anamıza baksın” demiş. Bunun üzerine işten çıkmış Yeter abla. Ama tek maaşla 3 çocuklu evi geçindirmek zor tabii. Hep sıkıntılarla dolu bir yaşamı olmuş.
Bir de arkadaşına içi yanmış Yeter ablanın. Bir yıl önce yakın arkadaşı intihar etmiş. Sürekli şiddet görüyormuş, Kocasından ayrılmış ama kocası çocukları almış. O da kendini 9. kattan atmış. Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze, şiddete karşı cezaların yeterli olmadığını düşünüyor Yeter abla: “Erkekler güç alıyor. Caydırıcı cezalar olsaydı korkar bir daha yapmazlardı.” 
“Bir daha bir kadının öldüğünü duymak istemiyorum” diyor, şiddetin önüne geçmeyen hükümete de tepkili: “Biz Ak Parti’ye oy verdik şimdiye kadar. Ama artık vermeyeceğim.”

ÇOCUKLARA ÖMÜR BOYU ÇİLE ÇEKTİRMEYİN

Ayşe abla kadınların sırtına bindirilen yüklere öfkeli: “Sanki kadınlar bütün ev işlerini yapmak zorundaymış gibi bir anlayış var. Kadın evin işlerini yapacak, çocuklara bakacak, yaşlılara bakacak, köydeyse tarlaya gidecek, hayvanlarla ilgilenecek, bunlardan birini yapmadığın zaman suçlu oluyorsun!”
Ayşe abla da içini yakan başka bir konuyu gündeme getiriyor; çocuk yaşta evlilikler. “Asıl şiddet böyle başlıyor. Kızları çocuk yaşlarda evlendirip ömür boyu çileye mahkum ediyorlar” diyor.
Onun da kocası fabrikada işçi. “Ben hiç sinemaya gitmedim, çünkü geçim derdinden 1 liranın bile hesabını yapan insanlarız biz” diyor. Geçenlerde bir arkadaşı sinemaya gitmiş ve toplanıp filmi ondan dinlemişler.

SÖYLEYECEK ÇOK ŞEY VAR AMA...

Zöhre ananın fazla vakti yok ama iki çift laf etmeden de ayrılmıyor yanımızdan: “Ölmemek için daha fazla bir arada olmalıyız. Korkmadığımız gösterelim onlara. Aslında size anlatacak çok şeyim var ama gitmem gerekiyor. Devletten de barış, adalet, insanlık istiyorum.”
Sohbetimizi Öznur’un sözüyle bitirelim. “Mahallenin terzisi Öznur ben. Küçükken ağabeyim beni erkek gibi ‘kardeşim’ diye severdi. Büyüdüm ve çalışmak istediğimi söylediğimde ‘Kadınlar çalışmaz’ dedi. ‘Hani erkek gibiydim. Erkekler çalışmıyor mu’ dedim ona ve başladım çalışmaya.”

5.12.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz