EMPATİ

EMPATİ

 

 

 

                 

 

 

Evimin bulunduğu sokağın ilerisinde bir dört yol ağzında, yolun tam orta yerinde bir araba durmuştu bir kaç yıl önce. Motor hala çalışıyor, kapı açık. Ben de durdum mecburi. Baktım arabanın yanında yere çömelmiş bir kadın. Arabayı kenara park edip indim. Kadına yaklaştım. İki göz iki çeşme ağlıyor kan içinde bir yavru ceylanın başında. Hayvan ölmüş. Kadın hem ağlıyor hem de ''He had a mother, she run away, I saw her'' (annesi vardı, kaçtı, gördüm) diye hıçkırıyordu. Hali öyle üzücüydü ki, bambiyi boşverip kadını teselli etmeye başladım. ''Kazaydı, istemediniz eminim, ansızın fırlıyorlar arabanın önüne'' filan diyerek. 

90 lı yıllardaydı. Yeğenim Güneş gelmişti yaz tatilinde. 
4 Temmuz kutlamaları (İngiliz sömürgesi olmaktan kurtuluş günü) için Lincoln ve Washington anıtının olduğu alana gittik. 
Havai fişek gösterilerini görsün diye yeğenim. 
Teyze yeğen aramızda Türkçe konuşuyoruz.
Birden 'skinhead' dedikleri dazlaklardan biri geldi yanımıza ve : ''Speak English you bloody foreigner'' (allahın cezası yabancı, İngilizce konuşsana) diye bağırdı tehditkar bir tavırla. 


Gencecik bir çocuktu. 
Çok da iri ve güçlü kuvvetli. 
Çenesine kadar dövmelerle kaplı vücudunda kaslar gelişmiş. 
Kapadokyalı Yanni, elindeki şemsiyeyle oğlanı dürte dürte ''Go away son'' (Hadi git oğlum) demeye başladı. 
Oğlan sıksa suyunu çıkarır Kapadokyalının. 
Çevremizdekiler oğlanla Kapadokyalı arasına girdi ve dimdik durdular. (Belki bizden yana çıkanlar arasında kendi dilinde konuşan yabancıları sevmeyen de varmıştır, ama yanlış işi sevmiyorlardı)


Sonra polis geldi oğlanı götürdü. 
O zaman Kapadokyalı oğlanın nefesinden gelen ağır alkol kokusunu farketti ve ''Tüh çocuk sarhoşmuş, bilseydim...'' diye kendi kendine söylenmeye başladı. Yani haksızlık yapmış da, bileymiş daha az sertlik gösterirmiş :9
Ben ise çok ama çok kızmıştım.
Gücüm yetse oğlanı yerlerde tekmeleyecek kadar kızgındım.


Neden?
Dilimi konuşmama müdahale ettiği için.
Kürtçe konuşma yasağının da ne kadar ayıp bişey olduğunu ilk o an ciddiyetle düşündüm.
Başıma geldiği için.
Oysa başıma gelen oldukça farklı bişeydi.
Sarhoş bir ırkçı itin terbiyesiz müdahalesiyle bir miydi, kanunen dilimi konuşmamın yasaklanması.
Değil!
Ama çuvaldızı batırmadan önceki, iğnenin battığı andı işte.

Ömrünüzde içsavaştan kaçan bir mülteci olmamışsanız, dilini bilmediğiniz bir ülkenin sokaklarında açbilaç dilenirken bulmamışsanız kendinizi, Türkiye gibi israfçı, kamu gelirlerinin muktedirler tarafından mirasyedi gibi har vurup harman savrulduğu bir ülkede üç beş mülteci için harcanan paraya kızar, boğaz tokluğuna çalıştırmalarının vebalini onları çalıştıran korsan şirketlere değil, bu mültecilere yükleyebilirsiniz. 
Bu nasıl mümkün? 


Şöyle: bir grup insanı, insan değil sizin çıkarlarınıza, inançlarınıza, görüşlerinize çomak sokan zararlılar olarak algılamaya başlarsınız. 
Propoganda etkisiyle ya da başka aptalca düşünme alışkanlıkları yüzünden.

1930-45 arasında nazileri destekleyen Almanların Yahudileri yokedilmesi gereken bir grup olarak görmesi gibi. O sıralar Avrupa'da Yahudilerden nefret eden yalnız onlar değildi ama onları ortadan kaldırılması şart yaratıklar olarak gören sadece onlardı. 
Şimdi de Israil'de Ayelet Shaked adında ultra siyonist parti üyesi bir siyasetçi, ''küçük yılanlar'' doğuran tüm Filistinli annelerin tamamını öldürme çağrısında bulunuyor. Bunu yaparken de vicdanı pek rahat. Ülkesi için iyi bir iş yaptığına kani. 

Geçen yıl beni bir zamanlar pek seven bir hatun, Roboski'de öldürülen Kürt çocukları konusundaki bir paylaşımımın altına ''Su testisi su yolunda kırılır hale abla, onlar terörist değilse bile bir gün olacaklardı'' yazdı. Ben de ''ama ....ciğim, ölenler su testisi değildi, insandı'' diye yazınca beni facebook listesinden atmıştı. Bir başkasının çocuğunu su testisi olarak görürseniz, bir gün bir başka başkası da sizin çocuğunuzu sardunya saksısı olarak görebilir diye korkmalısınız. 

Biliyorum bana kızanlar var aranızda. 
Ukala filan diyorsunuz arkamdan (ki haklısınız ukalayım). 
Ama henüz başınıza gelmemiş ve dilerim hiç bir zaman gelmeyecek felaketlere uğrayan insanlara empati duyamıyorsanız sizin sorununuz, benim ukalalığımdan çoook daha berbat bişey. 
Yani doktorluk bir durum

,

12.02.2016 (Hale KORAY)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR