Benim adım Antep değil, Gaziantep!

FULYA MISIRLIGİL

Benim adım Antep değil, Gaziantep!

Ey beni benden öte bilmeyen yabancı!
Sen misin bu topraklara hain bir pusuyla göz koymuş olan.
Yok öyle ciğerini dökmeden kötü niyetinin, içine girmek benim yağız memleketimin.
Toprağına ant içmişiz biz ezelden!
Damarlarımızda ağır mertlik var başı arşa değen, bilmezsin sen!

Ey beni benden öte görmeyen yabancı!
Sen misin bizi vatan toprağına belediğimiz yüreğimizden vuracak olan hain düşman!
Yok öyle teslim almak bizi bizden, ölümüne mücadele etmeden.
İlmek ilmek sevdalıyız biz yürekten, taşıyla toprağıyla, havasıyla insanıyla hepten.
Yoluna baş koymuşuz biz evvelden!
Ruhumuzda dimdik bir yürek var kimseye boyun eğmeyen, bilmezsin sen!

Ey beni benden öte duymayan yabancı!
Sen misin kirli emellerinle haykırarak, bizi toprağımızdan etmeye çalışan şuursuz hancı!
Yok öyle sağır kalmak yüreği avucunda gezen her bir Antepliye.
Dünyaya ses veririz en yanık notadan, alırız hainin aklını başından.
Karşısına çıktığın halk, değil öyle sıradan.
Her şeyden geçsek bile, geçmeyiz namusla vatandan!
Özümüzde yiğitlik var ölüme aşkla giden, bilmezsin sen!

Ey beni benden öte bilmeyen yabancı!
Sen misin el uzatan mahremine başımın üstündeki tacın!
Yok öyle çekip almak örtüsünü de övgüsünü de güzelliklerini şanımın.
Bir şahlanırız ki oradan, nefesin kurur, getiririz burnundan!
Bizi, yedi düvele meydan okuyup, tarih yazalım diye yaratmış yaratan.
Hakk'ı biliriz de severek içeriz şahadet şerbetini zerre korkmadan.
Dökeriz kederimizi, ederiz yeminimizi, sorgulatmayız cesaretimizi, belki ardımızda bırakırız sevdiğimizi ama asla pes etmeyiz savaşmadan!
Bir bir ölürüz yüzümüzde bir tebessümle, bin bin diriliriz bitmek bilmeyen engin bir hevesle.

Senin karşısına çıktığın millet, yakacak en büyük kurtuluş ateşini en inatçı şevkle!

Tarihimizde şanlı kahramanlar var, bilmezsin sen!
Kanımızda kıpkırmızı bir delilik var...
Göreceksin, cüret edersen!

Ey beni benden öte bilen mirasçı evlatlarım.
Dünya döndükçe asla unutmayın;
Ben ki ne satıldım ne sattım!
Şerefime memleket değerlerimi kattım.
Tanımadım hiçbir yezidi, kabullenmedim esareti.
Onurumla ayakta, alnım ak başım dik bir sürü engelle savaştım.
Biz öldük de dirildik, gaflete düşüp de yoldan sapanlardan, umutları yitirip de yarıda bırakanlardan olmayın.
Yağmur yağdığında kokan toprak biziz, layıkıyla yaşayın.
Sen ki yüreği bedeninden büyüklerin torunusun, bunu daima hatırlayın.

1.01.2021 (FULYA MISIRLIGİL)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Bir Gaziantep Anadolu Lisesi ( GAL ) Efsanesi, "Bahri Baba"

Acıtarak seveceğim seni Gaziantep...

Kim demiş?

SAHİP ÇIKMADIĞINIZ HER DEĞERE BİR GÜN BAŞKASI SAHİP ÇIKTIĞINDA, YALAYIN DİYE YARATILDI AVUÇ İÇLERİ

Sallanıyoruz...tutan yok mu?

Bir liyakatsizlik trajedisi

Ortak payda Gaziantep ve memleket sevdası ise…

Son dakika Korona

Bakacak mısın Hakikat Aynasına?