ACİL GÜNDEM; HAPİSHANELER NASIL BOŞALTILIR

Mahmut Alınak

ACİL GÜNDEM; HAPİSHANELER NASIL BOŞALTILIR

Hapishanedeyken aynı hücrede kaldığım gençlere ve komşu
hücrelerdekilere dışarı çıktığımda “içeridekilerin” sorunlarıyla
uğraşacağıma söz vermiştim.
Şimdi ev hapsi nedeniyle hareket alanım sınırlı da olsa, aşağıdaki
çağrı verdiğim sözü yerine getirmek için atılmış bir ilk adımdır.
Kandıra Cezaevi’ndeyken de yine böyle bir söz vermiş, serbest
bırakılınca da cezaevinin önünde çadır kurup üç gün Özgürlük Nöbeti
tutmuştum.
Öncelikle şunu söyleyeyim:
Bağımsız ve tarafsız yargı diye bir şey yoktur ve olamaz.
Hangi devlet ya da rejim olursa olsun, yargı devletin bir organıdır ve
ona hizmet etmek zorundadır. Çünkü ona hayat veren ve onu besleyen o
devlet ve o rejimdir. Zaten devletler de kendilerini ve temsil
ettikleri düzeni korumak için yargı, ordu, meclis ve benzeri kurumları
inşa ederler.
Bu yönüyle yargı aslında devletin ta kendisidir. Devletler ve sınıflar
var oldukça da bu hep böyle olacaktır.
Gözü pek bazı hâkim ve savcıların bu genel kuralın dışına çıkmaları
belirtilen gerçeği değiştirmez. Sistem onları derhal kusar ve tasfiye
eder.
* * *
Hapishaneler sorunu yargıyla bağlantılı ezeli bir sorundur. Bilindiği
gibi, hapishaneler meselesi tüm dünyada bir özgürlükler meselesidir.
Bir ülkede eğer hapishaneler tıka basa dolu olup, yatacak yer
bulamayan mahpuslar yerde yatmak zorunda kalıyor ve fabrikalar yerine
hapishaneler zinciri kuruluyorsa, o ülkede özgürlükten söz etmek
akılla dalga geçmektir.
Ve yine bir ülkede tek bir insan bile siyasi düşünceleri nedeniyle
hapishaneye kapatılmış ise, o ülke tutsak bir ülkedir, zindan bir
ülkedir. Çünkü devletlerin siyasi düşüncelere uyguladıkları baskı,
şiddet ve terör, halka yaptıkları zulmün bir parçasıdır.
Türkiye düşünce insanları için işte böyle zindan ülkelerden biridir.
Gazeteciler, milletvekilleri, avukatlar ve belediye başkanlarının da
aralarında olduğu yirmi bin civarındaki insan bugün siyasi düşünceleri
nedeniyle cezaevlerinde çürütülmektedir.
Ölüm orucundaki Avukat Ebru Timtik ve Avukat Aytaç Ünsal ağır risk
altındadır ve hızla ölüme yaklaşıyorlar.
Hapishaneleri boşaltacak bir ÖZGÜRLÜK KANUNU’ na hava ve su kadar ihtiyaç var.
AKP ve MHP gerici bloğu elbette böyle bir kanunu çıkarmak
istemeyecektir. Ama biz toplumsal dinamikleri harekete geçirecek sivil
projeleri uygulamaya koyarsak, bu kanunu çıkarmak ve cezaevlerinin
kapısını açmak zorunda kalacaklardır.
En başta aileler olmak üzere, aydınlara ve ilerici parti ve kurumlara
büyük görevler düşüyor. Benim mensubu olduğum EDH bu konuda görev
almaya hazırdır.
Bizim siyasal iktidara bu adımı attıracak projelerimiz vardır. İhtiyaç
duyduğumuz tek şey, uzattığımız elin tutulmasıdır. Aileler ve ilgili
kurumlar, lütfen bu çağrıya kulak verin!
Meclisten bu kanunun çıkarılmasını sağlayabiliriz.
Cezaevindeki mahpusları özgürleştirecek yolun taşları döşenmedikçe,
bizim özgürleşmemiz boş bir hayaldir.
Bugün özgürlüğün yolu cezaevlerinden geçiyor. Bu düzenle derdi olan
herkes bunu böyle bilsin.

22.06.2020 (Mahmut Alınak)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ALEVİ OLDUĞUNU BİLE SÖYLEYEMEYEN KILIÇDAROĞLU MU KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?

BUGÜN YASTA ve AÇLIK GREVİNDE OLACAĞIZ

TÜRKİYE'DE BİR KÜRD'ÜN BARIŞA ARACILIK ETMESİNİN CEZASI YEDİ BUÇUK YIL AĞIR HAPİSTİR

O KÖR KUYULAR HEPİMİZİN ZİNDANIDIR

Bilgisayarımı ve telefonumu Kars çayına atacağım.

BUNLAR MARAZİ IRKÇILAR VE İŞGALCİLERDİR

KÜRTÇE VE DİĞER MAZLUM DİLLERE ÖZGÜRLÜK

DEPREMZEDELERİN DAVA AÇMA HAKKI

İNSANLARI DEPREMLER DEĞİL HÜKÜMETLER ÖLDÜRÜYOR