Mehmet Türkmen: Demokrasi birlikte mücadeleyle mümkün

Mehmet Türkmen: Demokrasi birlikte mücadeleyle mümkün

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen, Munzur Festivali'nde konuştu

Munzur Festivalinde düzenenlenen panelde konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen, "Gerçek bir halk iktidarı, halk demokrasisi istiyoruz ve bunun için mücadele etmemiz gerekiyor" dedi.

19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Dersim’in Pertek İlçesi’nde “23 Haziran İstanbul Seçimleri ve Sonrasındaki Siyasal Gelişmeler” başlıklı panel düzenlendi. Panele Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen katıldı.

“EGEMENLER YENİ İKTİDAR ARAYIŞINDA”

AKP’nin hem iç hem de dış politikada manevra alanının iyice daraldığını vurgulayan Türkmen şunları söyledi: “AKP ağır bir yenilgi aldı. Bu sonuçların ardından AKP içerisinde bir çözülme var. Şimdilerde ‘fabrika ayarlarına dönmeyi’ ‘ılımlılaşma’yı ve yargı reformunu tartışıyorlar. Ama AKP bunu istese bile yapamaz. Egemenler yeni bir iktidar arayışında. AKP’den küsenler yeni bir hareket başlatıyor. Yeni bir parti tartışmaları var. Bir taraftan da adı ‘Millet İttifakı’ olan bir başka sermaye kliği var. Artan sistem tartışmalarında en ileri söylem olarak yeniden parlamenter sisteme dönmeyi söylüyorlar. Ama bugün bizim bir restorasyona mı ihtiyacımız var, yoksa AKP’nin bunları yapmasına sebep olan zemine karşı gerçek bir demokratik sistem için mücadeleye mi?”

“İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN BİRİKEN ÖFKESİ VAR”

31 Mart seçimlerine giden ekonomik ve siyasal koşullara değinen Türkmen, “Barış ortamının kendisine yaramadığını fark eden AKP, ülkeyi olağanüstü koşullarla yönetmeye başladı. Bölgede çok daha yıkıcı bir şekilde saldırdı. Sokağa çıkma yasaklarını, yıkılan kentleri, ölen insanları, patlayan bombaları hepimiz biliyoruz. Bu süreçte, muhalefetin önemli bir kısmını da ırkçı, gerici politikalarla kendisine yedekledi. Ancak gelinen son aşamada ülkede olan ekonomik krizle beraber daha önce ırkçı söylemlerle kendisine yedekleyebildiği işçileri, emekçileri kendisine yedekleyemedi. Ekonomik ve siyasal olarak Türkiye’de etkisi en büyük olan illeri kaybetti. Cumhur İttifakı ise bu yenilginin ardından haksız gerekçelerle seçimi iptal ettirdi. Haziran seçimlerinde daha büyük bir yenilgiyle karşılaştı” dedi.

Bu farkın sadece iki adayın yarışının sonucu olmadığını söyleyen Türkmen, “Bu seçimin ülkenin her yerinde tartışılması bize gösterdi ki, bu sonuç sadece İstanbul seçmenlerinin seçim sonucu değil. Bizler ülkenin kaynaklarının nasıl yandaşlara peşkeş çekildiğini gördük. Buna karşı işçilerin, emekçilerin biriken bir öfkesi vardı. Bununla birlikte bu seçim, seçimler şahsında vücut bulan tek adam-tek parti rejimine karşı halkın verdiği bir cevaptır” diye konuştu.

“DEMOKRATİK İKTİDAR MÜCADELESİ YÜRÜTÜLMELİ”

Türkmen, “AKP’nin iktidarını sağlama almak için attığı adımlardan biri de kitlelerin bir araya gelmesini engellemekti. Seçimlerin gösterdiği bir diğer şey de bir araya gelmez denilen kitlelerin bir araya gelmesiydi. CHP, İYİ Parti, demokrasi güçleri ve her ne kadar Millet İttifakında yer almasa da HDP’nin seçim tutumu AKP’nin gerilemesine sebep oldu. Kaftancıoğlu’nun ‘Yan yana gelmeyecek güçlerin yan yana gelmesiyle kazandık’ sözleri bu açıdan önemli. Türkiye’de demokrasi ancak birlikte mücadele etmekle olabilir. Tek adamın geriletilmesi bugün açısından en acil görevlerimizden biri ama bu ufukla sınırlı kalmadan tüm demokratik sorunların çözülmesi ve işçilerin, emekçilerin taleplerine yanıt verecek bir demokratik iktidar mücadelesini yürütmemiz gerekir” ifadelerini kullandı.

“KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEDEN DEMOKRASİ OLMAZ”

Kürt sorunun çözülmesinin sadece bu bölgede yaşayan insanların sorunu olmadığını belirten Türkmen şunları söyledi: “Bu ülkede gerçek bir demokrasi olacaksa Kürt sorunu çözülmeden olmaz. AKP bu ülkeyi kaosla yönetiyorsa bölgede olan çözümsüzlük ve savaş sayesinde, onlardan beslenerek yönetiyor. İnsanların iradesi gasbediliyor. Kendi talebini savunduğu, barışı savunduğu için tutuklanıyor. Bu sorunun çözümü aynı zamanda tüm Türkiye’de olan demokrasi mücadelesinin önünü açacaktır.”

“SURİYELİLER BUGÜN İNSANLIK DIŞI KOŞULLARDA ÇALIŞIYORLAR”

AKP’nin dış politikasını da eleştiren Türkmen, “Bir Amerika’nın yanına bir Rusya’nın yanına giden iktidar var. En son S-400 alımı konusunda da AKP iki emperyalist ülke arasında sıkıştı. İlla iki emperyalist ülke arasında kalmak zorunda mıyız? Bu ülkeye silah almak yerine bu paraları işçilerin emekçilerin ihtiyaçları için harcamanın bir yolu yok mu? Şimdi de bölgesel çıkarları için ‘Emevi Camisi’nde namaz kılacağız’ diyerek Suriye’ye giren ve insanların ölmesine, topraklarından göç etmesine sebep olan AKP, ‘Suriyelileri göndereceğiz’ diyor. Suriyeliler bugün insanlık dışı koşullarda çalışıyorlar. Linç ediliyor, öldürüyor. Muhalefet ise AKP’nin bu ırkçı politikalarına yedekleniyor, ‘Suriyeliler gitsin’ söylemine destek veriyor. Göç etmenin, savaşın ne olduğunu en iyi bu coğrafyanın insanı bilir. O yüzden bugün ihtiyacımız olan Suriyelilerin gönderilmesi değil, göç eden bu insanların tüm mülteci haklarının sağlanması için mücadele etmektir” dedi.

“GERÇEK HALK DEMOKRASİSİ İSTİYORUZ”

Tek adam-tek parti diktatörlüğüne karşı mücadelenin önemine vurgu yapan Türkmen, “Bizim bugün tek adam diktatörlüğüne karşı demokratik bir Türkiye için, gerçek bir halk iktidarı, halk demokrasisi için mücadele etmeye ihtiyacımız var. Bugün iktidara gelmek isteyen sermaye partileri şunları söylüyor: ‘İktidar değişecek ama sermayenin çıkarları savunulmaya devam edecek, AKP’den tek farkı şu olacak: AKP kendi büyüttüğü, kendi beslediği sermayeyi destekliyordu, bizler bugün tüm sermayeye hizmet edeceğiz.’ Biz patronlar arasında eşitlik istemiyoruz. Biz bu kaynakların işçiler, emekçileri halk için eşit paylaşılmasını istiyoruz. Bugün İŞKUR üzerinden işe giren işçilerin maaşları dahi işçilerin maaşından kesilerek oluşturulan işsizlik fonunda karşılanıyor. İşçileri kendisine muhtaç ediyor. İşçilerin parasıyla işçinin üzerinde siyasal hakimiyet kuruyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Grevlerin yasaklanmadığı, işçilerin sendikal hakları ve faaliyetlerinin etkilenmediği, haklarının güvenceye alındığı, burada yaşayan tüm halkların siyasal taleplerinin kabul edildiği, dillerinin, iradelerinin, kültürünün gasbedilmediği, tüm halkların eşit bir toplumda özgür bir şekilde yaşadığı, işçilerin ülke yönetiminde yer aldığı, söz sahibi olduğu bir ülke yani gerçek bir halk iktidarı, halk demokrasisi istiyoruz ve bunun için mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.

Bölgede yürütülen savaş politikalarının açtığı yaralara yeni bir yara daha eklendiğini söyleyen Türkmen, “Savaş politikalarının döktüğü kana iki çocuğun daha kanı karıştı. Bu olayla birlikte bu savaş politikalarında ölen herkesi yeniden anmış olalım. Çocukların özgürce yaşadığı ve mayın yerine çiçek toplandığı bir dünya diliyorum” ifadelerini kullandı. (Dersim/EVRENSEL)

27.07.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz