Gaziantep'te 50’den fazla fabrikada Kovid-19 vakası iddiası

Gaziantep'te 50’den fazla fabrikada Kovid-19 vakası iddiası

MEHMET TÜRKMEN AÇIKLADI

Gaziantep, Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri. Yüz binlerce işçinin çalıştığı sanayi bölgeleri olan Antep, salgın döneminde vaka artış hızı ve fabrikalarda yaşananlarla da gündeme geldi. Salgın döneminde işçi sağlığı ve hakları için verdiği mücadeleyle dikkat çeken ve bu nedenle geçtiğimiz nisan ayı başında gözaltına da alınan DİSK/Tekstil Antep Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen’le fabrikaların durumunu, bunun Antep’e yansımasını ve işçilerin taleplerini konuştuk. İşçilerin ekmekleri kadar hayatları için de birlik olup mücadele etmekten başka çaresinin olmadığının salgın döneminde daha net ortaya çıktığını dile getiren Türkmen, bu süreçte Antep’te işçilerin sağlığını tehlikeye atmadan salgının başından beri kapalı olan ve hak gasbının yaşanmadığı tek fabrikanın örgütlü oldukları Gaziantep Güven Boya İplik Fabrikası olduğunu söyledi. Patronların ve hükümetin “yeni normal” adı altında işçiler üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Türkmen, sendikal bürokrasiye karşı mücadelenin önemine de dikkat çekti.

Salgın döneminde alınan önlemler kapsamında herkese evde kalma çağrısı yapıldı. Antep’te işçilerin ne kadarı evde kalabildi?
İşçilerin yoğun olduğu diğer sanayi bölgelerinde olduğu gibi Antep’te de işçiler salgına karşı alınan önlemlerden muaf tutuldu. Salgının başından beri, başta sendikamız ve konfederasyonumuz DİSK olmak üzere, sendikaların, emek örgütlerinin ve milyonlarca işçinin, emekçinin üretimin zorunlu olan yerler dışında durması, çalışanların ücretli izinli sayılması talebi ne yazık ki karşılık bulmadı.

Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi özeline bakarsak 1500’e yakın fabrika var ve 150 bine yakın işçi çalışıyor. Salgının başlarında 2 hafta ile 1 ay arasında değişen sürelerde kapanan fabrikalar oldu, bunlar da toplam fabrikaların en fazla dörtte biri oranındadır. İzne çıkan fabrikalarda, izinlerin ilk haftaları işçilerin senelik izinlerinden kesildi. Sonrasında önemli bir bölümü kısa çalışma ödeneğinden yararlanırken, bundan yararlanamayan işçiler de ücretsiz izne gönderildi. Çok sayıda fabrika 3 ay için kısa çalışma ödeneğine başvurup bir ay bile dolmadan işçileri çalıştırmaya başladı. Yani hem kısa çalışma ödeneğinden yararlanıp hem de üretime devam eden fabrikalar oldu. Kimi fabrikalar akıl almaz oyunlara başvurarak, kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı dönem içinde çalıştırdı, kısa çalışma süresini işçilerin senelik izninden kesti. İŞKUR’dan alınan ücreti de çalıştıkları günlerin ücretine saydı.

Şunu net söyleyebiliriz, böyle yollara başvurmadan, bir süreliğine de olsa işçilerin mevcut haklarını gasbetmeden ücretli izne gönderen işyeri sayısı bir elin parmağını geçmez. Salgının başından beri üretime ara veren ve hâlâ kapalı olan, bu süreçte işçilerin senelik iznine dokunmadan, ilk 2 hafta ücretli izin verip sonraki dönem için de tüm işçilerin kısa çalışma ödeneğinden yararlandığı tek bir fabrika oldu Antep’te. O fabrika da sendikamızın örgütlü olduğu Gaziantep Güven Boya İplik Fabrikası.

Sokağa çıkma yasaklarında fabrikaların neredeyse tamamının özel izinlerle çalıştığını gördük.
Sokağa çıkma yasağı ilk ilan edildiğinde İçişleri Bakanlığı genelgesine göre sadece en temel gıda ve sağlık ürünleri üretiminin yapıldığı yerler açık olabilecekti. Ancak daha ilk haftadan Gaziantep Valiliğinin izniyle hiç ilgisi olmayan çok sayıda fabrikaya çalışma izni verildi. Sonrasında İçişleri Bakanlığı genelgesi de fiili duruma ayak uydurarak “ihracat yapan, yetiştirmesi gereken siparişi olanları” da dahil etti ve kapsamı iyice genişlettiler. Halı, iplik, kumaş, branda, mobilya, ayakkabı, çikolata, çuval gibi temel ve acil ihtiyaçlarla hiçbir ilgisi olmayan yüzlerce fabrika sokağa çıkma yasağında özel izinle çalışmaya devam etti. İşçiler de haklı olarak, “Eğer bu sokağa çıkma yasağı insanların sağlığını korumak içinse, biz insan değil miyiz?” diye soruyor.

Patronlar önlem aldıklarını söylüyor, gözlemlerinizi anlatır mısınız?
Pozitif vaka çıktığı halde işçilerin hayatını tehlikeye atarak üretime devam eden fabrikaların önlemleri ne kadar yeterli olabilir ki? Hâlâ maske verilmeyen, ya da işçileri tozun içinde bütün günü tek bir maske ile geçirmeye zorlayan fabrikalar var. Ortak kullanım alanlarını salgının başından bir iki kez dezenfekte edip sonra hiç dezenfekte çalışması yapmayan fabrikalar var. Biz bu fabrikaların pek çoğuyla ilgili işçilerin şikayetlerini gündeme getirmemize rağmen neredeyse hiçbirine denetim yapılmadı. Yaşananlar iktidarın tutumuna da yaslanan yerellerdeki yetkililerin, devletin yasalarını da hiçe sayarak, işçilerin sağlığını ve haklarını patronların insafına nasıl terk ettiğinin en çarpıcı örnekleri oldu.

Peki anlattığınız bu tablonun fabrikalara ve Antep’e yansıması ne oldu?
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde 50’den fazla fabrikada Kovid-19 vakası tespit edildiği belirtiliyor. Sadece doğrudan işçilerin bize ulaşarak ilettiği ve sendika olarak bizim tespit ettiğimiz 26 fabrika var, pozitif virüs vakası çıkan. Bu fabrikaların yalnızca birkaçı dışında -ki bunlar da sendika olarak bizim duyurmamız, basında ve sosyal medyada yayılması ve tepkiler sonucunda kapandı- bütün bu fabrikalar işçilerin sağlığını göz göre göre tehlikeye atarak üretime devam ettiler. 8, 10, 15 gibi çok sayıda pozitif vakanın çıktığı fabrikalarda bile üretime ara verilmedi. Bu fabrikalarda işçiler aynı yemekhaneleri, soyunma odalarını ve servisleri kullandıkları halde sadece vaka çıkan bölümü ya da vaka tespit edilen işçi ile aynı servisi kullanan sınırlı sayıda işçi karantinaya alındı. İnatla üretime devam eden bu fabrikalarda vaka sayısı da arttı. Kapanan az sayıdaki fabrika da vakaların bütün bölümlere yayılması ve üretimin sürdürülemez hale gelmesi nedeniyle bu kararı aldı, işçi sağlığını düşünerek değil.

Sonuç olarak Antep’te vaka sayısı birkaç hafta öncesine kadar, nüfusuna ve sanayi yoğunluğuna rağmen ülke geneline göre düşük seyrediyordu. Son birkaç haftadır hem vaka sayısı, hem de yoğun bakımda olan hasta sayısında artışın en hızlı yaşandığı illerden biri haline geldi. Artışta asıl olarak organize sanayi bölgesinde fabrikaların, sokağa çıkma yasağının olduğu günler de dahil, pozitif vaka çıkan fabrikalar da dahil, hiç ara vermeden çalışmaya devam etmesinin ve ilimizdeki yetkililerin bunlara göz yummasının payı çok büyük. Sağlık Bakanlığının yayımladığı risk haritasına bakıldığında da Antep’te vaka sayısının en fazla olduğu virüsün en çok yayıldığı mahallelerin işçilerin en yoğun yaşadığı mahalleler olduğu görülüyor.

algın sürecinde işçiler ne öğrendi?
Bütün bu yaşananlar her yerde olduğu gibi Antepli işçiler için de çok öğretici oldu tabii. Hayatlarının patronlar ve bu ülkeyi yönetenler için ne kadar ucuz olduğunu yaşayarak görmüş oldular. İşçilerin insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve insanca çalışma koşulları ve iş güvencesi için örgütlenmesi, sendikalı olması gerektiğini hep söylüyoruz. Ancak artık yaşadığımız günler bize, sadece bunlar için değil, sağlığımızı korumak, yaşamımıza sahip çıkmak için bile örgütlenmekten başka yol olmadığını gösteriyor. Bu konuda elbette en büyük sorumluluk sendikalara düşüyor. Ama burada yine karşımızda sendikalarda hakim olan bürokratik anlayış çıkıyor. İşçileri bu kadar bedel ödediği bir dönemde 1 Mayıs ve benzeri günlerde yapılan bir-iki sembolik açıklama dışında sendikalardan da, Antep’in demokratik kamuoyundan da çok fazla ses çıkmadı.

DİSK/Tekstil olarak biz başından beri, sadece kendi iş kolumuzda değil, her iş kolundaki fabrikalarda yaşanan sorunları, işçilerin sağlığını tehlikeye atan, salgın sürecini fırsat bilerek işçilerin haklarını gasbeden her uygulamayı gündeme getirme ve işçilerin sesini duyurma çabası içinde olduk. Bizim çabamız sonucunda önlem almak zorunda kalan, virüs çıktıktan sonra fabrikayı kapatmak durumunda kalan, haksız yere yapılan ücret kesintileri ve benzeri hak gasplarını düzeltmek zorunda kalan pek çok fabrika oldu. Ama örgütlülüğü henüz çok sınırlı olan bir sendika olarak sadece bizim çabamızın ve mücadelemizin yeterli olması mümkün değil. Emekten yana bütün güçlerin ortak mücadelesine ihtiyaç var. Bunun için bayramdan sonra özel bir çaba içerisinde olacağız.

İnanç YILDIZ
Diyarbakır- Evrensel

25.05.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz